| Çocuk müthiş bir taslak yapmış. Helikoptere bağlı kablosuz bir kamera. | Open Subtitles | يا له من تصميم كاميرا لا سلكية على مروحية |
| Bu çipte kablosuz çalışabilen bir verici mevcuttur. | Open Subtitles | وهذه الرقاقة مزوّدة بمرسل، مما يجعلها لا سلكية. |
| Bu odada kablosuz sinyali alamıyorum. | Open Subtitles | أجل, لا يوجد إشارات لا سلكية في هذه الغرفة |
| Elimizde hareket edebilen, özel tel halka başlığıyla desteklenen bir kateter var. Bu, alınacak iliğin içinde kalır ve hareket ettikçe, kalçanın kontürünü izler. | TED | ولدينا مقسطر قوي مرن مع حلقة سلكية خاصة تبقى في المنطقة المفتتة من النخاع وتتبع خارطة الحوض ، في حركتها |
| radyo dalgalarıyla kontrol edilen bir patlayıcı cihaz düşün. | Open Subtitles | تخيل قدرتك التحكم بأي شئ عن طريق موجات لا سلكية. |
| Bluetooth ya da WiFi olarak, gözünüzün arkasına bir görüntü yansıtıyorlar. | TED | بلوتوث أو واي فاي، تستطيع ارسال اشارات لا سلكية إلى عينك. |
| Ayıları gelecekte izlemeye yardımcı olmak için hareketlerini takip etmek amacıyla bu dişiye kablosuz tasma takıldı. | Open Subtitles | لتسهيل مراقبة الدببة مستقبلاً، طُوّقت هذه الأنثى بقلادةٍ لا سلكية لتعقب تحركاتها |
| Daha değil, ama dış kabuğu bir kablosuz ağ vericisine çevirdim. | Open Subtitles | ليس بعد لكنني حولت القذيفة الخارجية الى حركة لا سلكية |
| kablosuz değildi, çalışmıyordu ve beni deli ediyordu, | Open Subtitles | التي لم تكن لا سلكية أو تعمل وتقودني للجنون |
| - kablosuz bağlantı koptu. - Biz gelince kayboldu. | Open Subtitles | ـ الإشارة اللا سلكية قد اختفت ـ لقد اختفت حينما وصلت هنا |
| Dördüncü katta sahte kablosuz bir erişim noktası buldum. | Open Subtitles | وجدت نقطة دخول لا سلكية خبيثة في الطابق الرابع |
| Her girişte birer kablosuz alarm sensörü var. | Open Subtitles | هناك أجهزة إستشعار مُنبهة لا سلكية موجودة في كل نقطة دخول |
| Tamamen kablosuz. | Open Subtitles | فقط اجلسي هناك انها لا سلكية بالكامل |
| Bu bebeğin içinde kablosuz bir kamera var. | Open Subtitles | توجد كاميرا لا سلكية في هذه الدمية. |
| Kendi kablosuz ağınıza sahipsiniz ve kendi SSID' sinden yayın yapmıyor ama buna tanıktepe demişsiniz. | Open Subtitles | تتصل بشبكة خارجية لا سلكية لا ترسل اسمها ذاتياً إلى الأجهزة "لكنه يدعى "المخبأ النائي |
| Olay yerinde kablosuz bir hoparlör de bulundu. | Open Subtitles | ووُجدت سماعة لا سلكية في مسرح الجريمة. |
| Düşünsenize, sıradan bir cep telefonunuz var ve kablosuz bağlantı bulduğunuz zaman, dünyanın her yerine bedava arama yapabilirsiniz üstelik cep telefonu şirketlerine bir kuruş bile ödemeden. | TED | تخبل لو أنك تملك هاتف تقليدي تقليدي، وفي أي وقت تتواجد في منطقة بث لا سلكية -- تتصل مجانا لأي مكان في العالم، لا تدفع لشركة الهاتف الخلوي فلساً. |
| Sütü olanı tel örgüyle diğeri de havlu kumaşıyla kaplıdır. | Open Subtitles | واحدة بشبكات سلكية مع حليب والأخرى مغطاة بالمناشف |
| Beyincikte konaklıyor ve ağ izleyicilerime bir radyo dalgası gönderiyor. | Open Subtitles | يذهب للمخيخ ويرسل موجات لا سلكية لمراقبين الشبكة لدي |
| Doğu standart saatine göre yaklaşık 21:45 sularında çok canlı bir radyo sinyali alındı. | Open Subtitles | يُمكنكم رؤية أنهُ في مكانٍ ما في حوالي ال 9: 45 مساءً من توقيت شرق أمريكا نبضت إشارة لا سلكية شديدة اللمعان. |
| WiFi genişletici açık, kamera açık ikisi de aynı ağda; | Open Subtitles | حسناً، معزز الشبكة اللا سلكية ،يعمل، الكاميرا تعمل كلاهما على نفس الشبكة |