| Bu senin Araban geri zekalı. Hiçbir şey temizlemeyeceğim. Şimdi dışarı çık. | Open Subtitles | إنها سيارتكَ أيها المتخلف، لن أقوم بتنظيفها و الأن أخرج |
| Geldiği sırada Araban dışarıda mıydı? Evet. | Open Subtitles | هل كانت سيارتكَ مركونة امامَ منزلكَ عندما اتى؟ |
| Araban burada değil. Endişelenmeye başladım. | Open Subtitles | كما تعرف إن سيارتكَ غير موجودة لذا بدأتُ بالقلق |
| Hayır, sen sadece Arabanı birinin bahçesine park et, sonra gazı körükle, sürmeye başla ve çimleri paramparça et. | Open Subtitles | لا، أنت فقط متنزه سيارتكَ على ساحةِ شخص ما، وبعد ذلك تَخْطو على الغازِ، يَرْميه في الدافعِ، ويُمزّقُ العشبَ. |
| Arabanı aramak için izin çıkartacağımızı biliyorsundur. | Open Subtitles | حسناً ،يجدر أنّ تعلم بأننا أستخرجنا تصريحاً لتفتيش سيارتكَ. |
| arabanız şurada. | Open Subtitles | لا أذكر أين أوقفتها أنا أوقف سيارتكَ هنا. |
| İlk olarak, yeni Araban, BMW. | Open Subtitles | أولاً، سيارتكَ الجديدة، بي إم دبليو |
| Evde olduğunu biliyorum. Araban burada. | Open Subtitles | أعلم أنكَ في البيت، سيارتكَ هنا، هياَّ |
| Bu senin Araban değil. | Open Subtitles | هذه ليست سيارتكَ |
| Araban gitmiyor. | Open Subtitles | سيارتكَ لا تَذْهبُ. |
| Araban caddenin karşısında. | Open Subtitles | ستجد سيارتكَ فى مقابل الطريق. |
| Senin kızın, senin bufalon, senin Araban pantolonlar, ayakkabılar, gömlekler, saatler. | Open Subtitles | بنتكَ، جاموسكَ، سيارتكَ... البنطلون، أحذية، قميص، ساعة... يَتزوّجُ كلّهم! |
| - Arabanı da sırası gelmişken. | Open Subtitles | وجدتُ سيارتكَ أيضاً إنّها في الطريق إلى هنا |
| Arabanı cumartesi akşamı için ödünç alabilir miyim? | Open Subtitles | هل بإمكاني أن أستعير سيارتكَ يوم السبت؟ |
| Kendi Arabanı bile kullanamazsın. | Open Subtitles | لا يمكنكَ حتى أن تقودَ سيارتكَ |
| Arabanı mahveden kişi belli ki kıskançlıktan doğan manik bir öfke duyuyor. | Open Subtitles | الشخص الذي تَحْطيم سيارتكَ... يَعاني بشكل واضح مِنْ a غضب هوسي دافعه غيرة. |
| Ona gitmesini söyle. Kaybol oradan, Schmidt. Arabanı orada bırak ben seni almaya gelirim, tamam mı? | Open Subtitles | اخرج من هناك، (شميت) اترك سيارتكَ هناك، وسآتي لأخذك، اتفقنا؟ |
| Sarı Hyundai'nin sahibi arabanız çekiliyor. | Open Subtitles | إلى مالكِ سيارة هيونداي الصفراء، سيارتكَ تُقطر. |
| Sizin yeni arabanız. Sadece siz henüz bunu bilmiyorsunuz. | Open Subtitles | إنها سيارتكَ الجديدة لكنكَ لا تعلم هذا بعد |
| Arabana çarptılar. İyi misin? | Open Subtitles | لقد إصطدمت سيارتكَ, أنتَ بخير؟ |
| Bunlar, arabandaydı! Tam orada, lanet olası Arabanda! | Open Subtitles | كانت هذه في سيارتكَ، كانت هناك في سيارتكَ |