| Sonra Çocuk Koruma Hizmetleri'ni arayacaklar ve kimseyi tanımadığı bir evde yaşayacak. | Open Subtitles | ،حسناً وبعدها سيتصلون على خدمات حماية الطفل وسيذهب للعيش في منزل جماعي |
| - arayacaklar ve teslimat için talimat verecekler. Yarına parayı hazır etmek zorundayım. | Open Subtitles | سيتصلون بي و يعطوني التعليمات حول كيفية تسليم المال |
| - Bir görüşme için ararlar. | Open Subtitles | ولكن الآن نحن سننتظر سيتصلون بنا لينظموا ميعاد |
| İlk seferinde beni arayacaklarını söylediler. | Open Subtitles | في المرة الأولى، قالوا إنهم سيتصلون بي لاحقاً. |
| O buraya geldiğinde, seni odandan çağıracaklar. | Open Subtitles | وحينما تصل هي هنا، سيتصلون بك بغرفتك. |
| Yarın arayıp talimat vereceklerini ve yalnız gitmem gerektiğini söylediler. | Open Subtitles | قالوا أنهم سيتصلون غداً لاعطائي التعليمات و ينبغي أن أقوم بتسليم المال بمفردي |
| Bir buzdağı belirirse, sahil koruma arayacak. | Open Subtitles | وخفر السواحل سيتصلون في حالة ظهور أي جبال ثلجية |
| GE'de, bizim yokluğumuzdan endişeleneceklerdir. Evi arayacaklardır. | Open Subtitles | عندما يرون أننا لسنا هناك سيتصلون بالمنزل |
| Kazananı bulur bulmaz haber verecekler. | Open Subtitles | سيتصلون بنا حالما يجدوا الفائز. |
| Birkaç saat öncesinden teslimat noktasında beni arayacaklar. | Open Subtitles | سيتصلون بي قبل ساعتين من هبوطها ليخبروني بمكانها |
| Vatandaşlar problemleri ne olursa olsun 311'i arayacaklar. | Open Subtitles | المواطنون سيتصلون ب 311 للتكلم على اي مشكل لديهم |
| Seni arayacaklar. Bütün gece mesaj çekecekler. | Open Subtitles | سيتصلون بك، سيرسلون لك رسائل نصية طوال الليل، |
| Güldükten sonra da polisi arayacaklar. | Open Subtitles | وعندما يكتفون من الضحك، سيتصلون بالشرطة |
| Okul malına zarar veriyorsun, babanı ararlar bak. | Open Subtitles | أنتَ تعبث بملكية المدرسة سيتصلون بوالدكَ |
| Kalabalık etmek istemem. Haber vermek için ararlar. | Open Subtitles | لا أريد أن أضايقهم، لكن سيتصلون عندما يصبح لديهم أخبار |
| Zamanı gelince ararlar. | Open Subtitles | مناسباً الوقت يكون عندما سيتصلون ربما هم آه، المتحدة؟ الولايات |
| Polisi arayacaklarını sanmam. Yine de gidelim. | Open Subtitles | لاأعتقد أنهم سيتصلون بالشرطة ولكن من الأفضل لنا أن نذهب |
| Değişiklik olursa arayacaklarını söylediler. | Open Subtitles | لكنهم قالوا انهم سيتصلون اذا حدث اي تغيير |
| Polis çağıracaklar. | Open Subtitles | سيتصلون بالشرطة. |
| İzin versek seks sırasında bile kankalarını arayıp durumu anlatırlardı. | Open Subtitles | أعني ، الرفاق سيتصلون ببعضهم أثناء ممارسة الجنس للتفاخر إذا سمحنا لهم. |
| Banka, para yatınca beni arayacak. | Open Subtitles | البنك قال انهم سيتصلون بي اذا وصلت امواله الي حسابي .. 160 00: 06: |
| Acil olduğunu biliyorlar. Otobüs şirketinden haber aldıkları an arayacaklardır. | Open Subtitles | يعلمون أن الأمر طارئ، سيتصلون حالما يصلهم خبر من شركة الحافلات. |
| Bir şey öğrenir öğrenmez bize haber verecekler. | Open Subtitles | سيتصلون بنا حينما يعلمون شيئاً |
| Onlar sorunu çözemediklerinde, beni siz değil... adamlarınız arar. | Open Subtitles | و عندما لا يستطيعون سيتصلون بي إن أناسك يتصلون بي |
| Her an arayabilirler. Konuşmayı sen yapacaksın. | Open Subtitles | سيتصلون في أي دقيقة يجب ان نتحدث |