| Onlar, ilaçların işleyişi ve kullanımını anlamamız için yeni bir ekosistem yarattı ve yaratacak. | TED | هذا سيخلق أو قد خلق نوعا من النظام البيئي الجديد لفهم طريقة عمل الأدوية وكيفيّة تحسين استعمالها. |
| Şimdi, kanımca, bu vazgeçip okulu bırakmanız için çok ters bir teşvik yaratacak. | TED | في اعتقادي، سيخلق ذلك حافزًا ضارًا جدًا سيجعلك تتخلى ببساطة عن المدرسة. |
| Bir kızı eğitmek eşit ve kararlı bir gelecek yaratır. | TED | تعليم الفتيات سيخلق مجتمعات متكافئة ومستقرة. |
| Bu gölgelenme şekillerini dikkatlice yeniden çizersek, düz bir parça kâğıtta bile beynimiz refleks olarak üç boyutlu konveks ya da konkav bir şekil yaratır. | TED | إذا كان بإمكاننا إعادة إنشاء هذه الأدلة برسم أنماط الظلال، حتى على قطعة مسطحة من الورق، سيخلق دماغنا بالغريزة شكلاً ثلاثي الأبعاد أو شكلاً محدبًا. |
| Aynı zamanda yoğun kar yağışı da bölgede ulaşımı zorlaştırıp elektrik kesintilerine yol açacak. | Open Subtitles | على الجانب الاخر تساقط الثلوج سيخلق حالة من الفوضى و انقطاع التيار الكهربى فى جميع انحاء المنطقة |
| Serum infüzyonu anında hücre değişikliğine yol açacak. | Open Subtitles | إنتشار العقار بالجسم سيخلق تحوّل بخلايا الجسم. |
| Bir Goa'uld şeytan rolüne bürünmüşse Netu gibi bir yer yaratacaktır. | Open Subtitles | أى أغوالد ينتحل صفة الشيطان سيخلق مكان مثل نيتو. |
| Bu yalnızca tasarımın müşteri tarafını çeşitlendirmeyecek; aynı zamanda dünya için yeni ve farklı tasarım formları yaratacak. | TED | لن ينوع فقط من قاعدة التصميم للعميل، بل سيخلق أشكال أجدد ومتنوعة من التصميم للعالم. |
| Uzmanlara göre, bu iki Rus şirketin birleşmesi projenin ihtiyacı olan maddi kaynak teklifini yaratacak. | Open Subtitles | والخبراء يعتقون أن دمج هاتين الشركتين الروسيتين سيخلق رأس مال كافٍ للفوز بعطاء المشروع |
| Ya neler olduğunu arkadaşlarına söyleyerek, karışıklık yaratacak, ya da sırrını saklayarak Scar'a karşı büyük savaşında tüm arkadaşlarına liderlik edecekmiş. | Open Subtitles | اما أن يخبر اصدقائه بحقيقة ماجرى الأمر الذي سيخلق بلبلة او أن يحتفظ بالسر و يقود اصدقائه في المعركة الكبرى ضد سكار |
| Televizyonda devrim yaratacak | Open Subtitles | هذا البرنامج سيخلق ثورة في الفضاء التلفزيوني |
| İlk olarak, yeni işler yaratacak bir vergi reformu yaptık. | Open Subtitles | مقترحنا بخصوص الضريبة سيخلق فرص عمل كثيرة |
| Bu kristalden kırılan ışıklar burada kan izi olup olmadığını gösterecek bir prizma yaratacak. | Open Subtitles | الضوء المنكسر عن هذه البلورة سيخلق موشوراً سيظهر إن كانت هناك آثار دماء في أيّ مكان. |
| Hücrelerimizi dekore etmek topluluk duygusu yaratır sanmıştım. | Open Subtitles | أعتقدت أن تزيين المقصورات سيخلق هذا الأحساس العظيم في المجتمع |
| Bu da öyle bir patlama yaratır ki uzat giysileriniz yırtılır ve kapıya bile ulaşamadan ölmüş olursunuz. | Open Subtitles | سيخلق إنفجار حادّ جدا يدمر بدلاتكم الفضائية ستكون ميت قبل الوصول إلى الباب |
| Folyo bir ateşleme gecikmesi yaratır. | Open Subtitles | لأنّ الألمنيوم سيخلق تأخيراً في الإشتعال... |
| Bu durumsa gerilim ve ciddi çatışmalar yaratır. | TED | هذا سيخلق توتر وصراعات خطيرة |
| Uzun ve ince solucan deliğinin açılması için negatif enerjiye ihtiyaç yok zaten onun darlığı bir yol açacak ve onu daha dayanıklı yapacaktır. | Open Subtitles | ثقب دودي طويل ونحيف لن يحتاج إلى الكثير من الطاقة السلبية ليظل مفتوح، و ضيقه حتى سيخلق البعض من خاصته |
| Kendimizi nakliyatı yapacak kişiler olarak göstermememizin sebebi bunun başımızdan büyük işlere yol açacak olmasıdır. | Open Subtitles | والسبب الذي يجعلنا لا نتعرض للناقل في هذه العملية هو... أن ذلك الأمر سيخلق لنا المتاعب وسيكون أسهل بكثير على أنفسنا |
| Bu bir sürü soruna yol açacak. | Open Subtitles | سيخلق الامر العديد من المشاكل |
| İkimizde kendimizden farklı insanlarla beraberiz ve bu sorunlar yaratacaktır ama bunu biz istedik. | Open Subtitles | كلانا مع أشخاص مختلفين عنّا و سيخلق هذا بعض الخلافات لكنّنا نريد الإختلاف |
| Medya anlatmak istediği hikayeyi yaratacaktır. | Open Subtitles | حسناً، الاعلام سيخلق القصة التي يرديها ان تروى |