| Sana küçük bir soru soracak ve yapmak gereken sadece evet demek. | Open Subtitles | سيطرح عليكَ سؤالاً واحداً بسيطاً و كل ما عليك فعله هو الإجابة بنعم |
| Belki ülkenin geri kalan tüm insanlarıda aynı şeyi soracak. | Open Subtitles | ربما سيطرح الناس نفس السؤال لقرن من الزمن |
| Bunu partide kim soracak ki? | Open Subtitles | أعني, من ذا الذي سيطرح هذا السؤال في حفل؟ |
| Sırf seni faka bastırmak için, hiç düşünmediğin sorular soracaktır. | Open Subtitles | سيطرح أسئلة لم تخطر أبداً بذهنك لكي يجعلك تخفقين |
| Adam sana bir sürü soru soracaktır. | Open Subtitles | سيطرح عليك العديد من الأسئلة |
| Daha önceden onay verdiğim birkaç soru soracak. | Open Subtitles | سيطرح عليك بعض الأسئلة التي وافقت عليها فعلا. |
| Bize bazı konularda, uh... biraz yardımcı... olmak için... bazı sorular soracak... ki böylece bizlere buradaki işlerimizi... daha yumuşak bir şekilde... halledebileceğiz. | Open Subtitles | ... المساعدة ...هنا قليلاً ...سيطرح بعض الأسئله |
| Mr. Johnson adaylara bir takım sorular soracak. | Open Subtitles | السيد جونسون سيطرح اسئلة على المرشحين |
| Yeterli. Yüzbaşı Ross size birkaç soru soracak. | Open Subtitles | شكراً سيطرح النقيب (روس) بعض الأسئلة عليك الآن |
| Horatio kızına soracak. | Open Subtitles | هوريشيو" سيطرح السؤال على الإبنة" |
| - O soruları soracak. | Open Subtitles | - أجل ، سيطرح أسئلة إضافية - |
| Onlara bir çok soru soracaktır. Gelin. | Open Subtitles | سيطرح عليهما الأسئلة، تعالا |