| Yani, eğer arabanı direğe çarpıp bunu söylemeyecek bir kişi varsa o da benim, değil mi? | Open Subtitles | أعني، إن قام أحدهم بصدم سيّارتكِ بعمود ولم يخبركِ مباشرة، فهو أنا، صحيح؟ |
| Buraya gelmemeliydin. Birileri arabanı tanıyabilir. | Open Subtitles | لا يجب أن تكوني هنا فربّما يتعرف أحد على سيّارتكِ |
| Kendi arabanı kullanma. Takip edilmeni istemiyorum. | Open Subtitles | لا تستخدمي سيّارتكِ ، لا أريدُ أن يتمّ ملاحقتَكِ |
| Öyle yap bakalım. arabana bin, eve git. | Open Subtitles | قوميبذلك، أستقلى سيّارتكِ ، و عودى إلى البيت. |
| Araba için endişeleniyorsan, bir süre değiş tokuş edebiliriz. | Open Subtitles | اسمعي ، إن كنتِ قلقة .. بشأن سيّارتكِ لمَ لا نتبادل سيّارتينا لفترة؟ |
| Valizlerin hazırlandı, araban da limana park edilecek mavi eldiven de öğütücüne geri döndü. | Open Subtitles | حقائب موضّبة، وستترك سيّارتكِ في المطار وعاد القفاز الأزرق إلى مصرّفكِ |
| Tuhaf kaçacak ama arabanda bir şey unutmuşum galiba. | Open Subtitles | هذا محرج قليلاً، ولكنّي أظنّ بأنّي تركتُ شيئًا في سيّارتكِ |
| Sanırım seni kanser eder ama arabanı daha çabuk bulursun. | Open Subtitles | أعتقد أنّه سيصيبكِ بالسرطان. ولكنّكِ ستجدين سيّارتكِ بشكلٍ أسرع. |
| arabanı elim bağlı, gözüm kapalı tamir edebilirim. | Open Subtitles | بوسعي إصلاح سيّارتكِ معصوم العينين ومقيّد. |
| arabanı diğer arabana çarpmadan önce bana evlenme teklifi eder miydin diye soruyorum. | Open Subtitles | انا أسألكِ إذا كنتِ ستتقدّمين إليّ قبل أن أصدم سيّارتكِ بسيّارتكِ الاخرى |
| Sanırım seni kanser eder ama arabanı daha çabuk bulursun. | Open Subtitles | أعتقد أنّه سيصيبكِ بالسرطان. ولكنّكِ ستجدين سيّارتكِ بشكلٍ أسرع. |
| Gitmez. Gitmeyeceğim. arabanı görüyorum. | Open Subtitles | إنها لن ترحل - لن أرحل ، إنني أرى سيّارتكِ - |
| Neden arabanı almama izin vermedin, anne? | Open Subtitles | لم لا تسمحين لي بإستعارة سيّارتكِ أمي؟ |
| Gitmeden önce arabanı senin için detaylı anlatmamı ister misin? | Open Subtitles | -أتريدني أن أجزّئ سيّارتكِ لأجلكِ قبل أن أغادر؟ |
| Neden katil meyveleri daha az kafana takıp, arabanı garajdaki çizgilerin içine park etmeye konsantre olmuyorsun? | Open Subtitles | لم لا تقلّل تركيزك على التوت القاتل... ''و تركّز أكثر في ركن سيّارتكِ الـ ''ماكسيما داخل الخطّ في المرآب؟ |
| arabana el koyuyoruz. | Open Subtitles | سوف نتولّى قيادة سيّارتكِ لا يوجد بهذا تحيّز جنسي |
| Ve onun hayatta kalmasını istiyorsan arabana binip derhal buraya gelmen gerek. | Open Subtitles | إذا ما تودّي صونَ حياتها، فاستقلّي سيّارتكِ إليّ حالًا. |
| Telefonun bende. Araba anahtarların da bende. Sana söylemiştim, bir aile toplantısı yapıyoruz. | Open Subtitles | لديّ هاتفكِ ومفاتيح سيّارتكِ وقلت لكِ أنّ لدينا اجتماع أُسريّ |
| Çoktan Araba anahtarlarını aldık. | Open Subtitles | عزيزتي، أنتِ لن تذهبين إلى المدرسه بعد، و لقد أخذنا مفاتيح سيّارتكِ سلفاً |
| Bu senin araban ve bu da senin sorunun. | Open Subtitles | هذه سيّارتكِ هذه مشكلتكِ حسناً، أتعرف؟ |
| Peki ya araban? İyi durumda, değil mi? | Open Subtitles | و سيّارتكِ بخير؟ |
| Annie Hobbs,annen, not, arabanda sana olanlar - bunların hepsi bağlantılı. | Open Subtitles | فـ(آني هوبز) وأمّكما و تلك الرسالة وماحدثَ لكِ في سيّارتكِ , كلّ هذا مُتّصلٌ ببعض |