| Bunu bir hayal edin, sadece 13 kilometre, Fakat oraya sadece iki kişi gidebildi, 49 yıl önce. | TED | تخيلوا ذلك. أنه فقط سبعة أميال، لكن شخصين فقط وصلوا الى هناك، قبل تسعة واربعين عاماً. |
| Borokovski ve Houston üç kişiyi nasıl sığdıracaklarını bulmaya çalışıyorlar ama sadece iki kişi alıyor. | Open Subtitles | بروكوفيسكى وهيوستين000 كانوا يحاولون اكتشاف كيفية وضع ثلاثة أشخاص داخلها ولكنها تلائم شخصين فقط |
| Paris'te olanları sadece iki kişi biliyor. | Open Subtitles | شخصين فقط يعرفون ما حدث في ذلك اليوم في باريس |
| Sadece bir seferde iki kişiyi kaçak edebileceğini düşünüyordu. | Open Subtitles | معتبرا انه يمكن تهريب شخصين فقط في المرة الواحدة. |
| Valentin, hayatımda gerçek anlamda, iki kişiyi sevdim. | Open Subtitles | فالنتين , لقد أحببت بحياتي شخصين فقط |
| Ama iki kişilik iş yapılıyor. | Open Subtitles | يقومون بعمل شخصين فقط |
| İki kişilik bir iş. | Open Subtitles | أنه عمل شخصين فقط |
| Üç farklı kişiden adresi teyit ettik ama Hank'i sadece iki kişi koruyordu. | Open Subtitles | هذا لا معنى له. حصلنا على نفس عنوان من ثلاثة مصادر مختلفة وكانت هناك شخصين فقط هنا حراسة هانك. |
| sadece iki kişi sana söverken atabilir misin? | Open Subtitles | ماذا عن شخصين فقط يقولون لك انك سئ ؟ |
| Ama sevdiğim sadece iki kişi var biri sensin kardeşim diğeri de prensesim. | Open Subtitles | لكنني أحب شخصين فقط أنت يا أخي وأميرتي |
| Tüm bu odalar... sadece iki kişi için. | Open Subtitles | كل هذه الغرف... من أجل شخصين فقط |
| O odada sadece iki kişi vardı. | Open Subtitles | و كان هناك شخصين فقط بالغرفة |
| Hayatımda iki kişiyi sevdim ben. | Open Subtitles | لقد أحببت شخصين فقط طوال حياتي |
| İki kişilik bir iş. | Open Subtitles | أنه عمل شخصين فقط |