ويكيبيديا

    "شربه" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • içmek
        
    • içtiği
        
    • içti
        
    • İçecek
        
    • içmeye
        
    • içki
        
    • içmiş
        
    • içmeyi
        
    • içtikten
        
    • içmen
        
    • içmekten
        
    • İçmesi
        
    • içmesine
        
    Bu herkes ne içmek istiyorsa verin.Şampanya ya da başka birşey Open Subtitles ‫أعطهم أي شيء يريدون شربه ‫أي شيء يريدون ولا يهم سعره
    Hayır! Dün içtiği şey zehirdi! Sana verdiğim şey zehrin ilacıydı. Open Subtitles لا، السمّ هو الذي شربه البارحة وما كان معكِ هو العلاج له
    İçinizden biri onu içti. Hepinizden sıkıldım. Open Subtitles حسنا ، واحد منكم يا ابناء العاهرات شربه لقد تعبت منكم
    dedi. Gerçekten de sıcak bir günde tropikte içebileceğin en iyi besinli ve taze içecek, tabii ki içerim dedim. TED وهو أكثر مشروب منعش ومغذٍ يمكنك شربه في يوم حار في المناطق الإستوائية، لذا أنا قلت بالتأكيد.
    Söylediğiniz gibi içmeye devam etmelisiniz, hatırladınız mı? Open Subtitles يجب أن تستمر في شربه كما قلتِ ، أتذكـّر ؟
    Mükemmel aile gibi görünüyorlar ama karısı evlendikten sonra içki sorununu öğrenmiş olmalı. Open Subtitles يبدون كالعائلة المثالية لكن لا بد انها تعرف عن مشاكل شربه عندما تزوجا
    Sadece şarap çünkü İsa da içmiş. Open Subtitles لا بأس بالنبيذ لأن المسيح شربه
    Ve içki içmeyi hak eden birileri varsa; onlar koşulların kurbanlarıdır. Open Subtitles و إذا كان لدى أى احد الحق فى شربه للخمور, فإنها ضحية للواقعة.
    Şoför bir dünya içtikten sonra arabasına biner ve mutlu bir çifti öldürür. Open Subtitles سائق سيارة يصطدم بسيارة بعد شربه كمية كبيرة و يقتل زوجين سعيدين ؟
    Kum içmek gibi bir şey. Open Subtitles لن أعتاد على شربه. الأمر يشبه شرب الرمال.
    Özellikle de bunu yapmak için içmek zorunda olduğum şeyi içtikten sonra Eğer machiguenga benim o kadar zayıf olduğumu düşünüyorsa Tamamen yanılıyor Open Subtitles خاصة بعد ان شربت ما كان على شربه لأجعل هذا يحدث
    Eğer bunu gönüllü olarak yemediyse, istiridye içkisine saklamak çok kolay olurdu, ki bu da geçen gece yediği ya da içtiği tek şeydi. Open Subtitles إذاً إن لم يتناوله طوعاً، لكان من السهل إخفاؤه في رشقة المحار، والذي كان الشيء الوحيد الذي تناوله أو شربه ليلة أمس
    Yani biri kurbanın içtiği süte toksin karıştırmış. Open Subtitles -إذن شخص ما سمّمَ الحليب الذي شربه الضحيّة
    O kadar çok içti ki, kimsenin bir şey karıştırması gerekemezdi. Open Subtitles لايحتاج أحد لوضع شئ بشرابه بحسب طريقة شربه للخمر
    Tavrani Tavra yaptı, Hindemith içti, ve Bianca onu aldığı yerde öldürüldü. Open Subtitles وهندميت شربه وبيانكا قُتلت بمكان سرقة العقار
    Yiyicek veya içecek bişeyler görürsen haber ver. Open Subtitles ابحث عن أي شيء نستطيع تناوله أو شربه
    Güç içecek gibidir, içmeye alışman gerek. Open Subtitles السلطة هو عصير، تعتاد على شربه.
    Söylediğiniz gibi içmeye devam etmelisiniz, hatırladınız mı? Open Subtitles يجب أن تستمر في شربه كما قلتِ ، أتذكـّر ؟
    Sonra ne olduğunu anlayamadan, inanılmaz bir şekilde, gurulardan biri bir kaba işeyip onu içmeye başladı. Open Subtitles و الشئ التالي الذي أتذكره كان على ما أعتقد... احد المرشدون الروحيون بدأ في التبول في كوبِ و بدأ في شربه
    Alkol zehirlenmesi. - Üzgünüm. - Yanlışlıkla içmiş. Open Subtitles تسمّم بالكحول - أنا آسفة - لقد شربه بالخطأ -
    Yanılmıyorsam sen sek içmeyi severdin değil mi? Open Subtitles على ما أذكر أنّك كنتَ تحب شربه كما هو، صحيح؟
    Ne kadar içmen gerektiğine göre değişebilir. Open Subtitles هذا يعتمد على مقدار ماتريد شربه
    Ama, onun da dediği gibi, çocukları eğitmeyecekler çünkü o zaman bu, bu içeceği içmekten vazgeçmeleri demektir ve bu da onlar için felaket demek. Open Subtitles لكن, مثل ما قال, انهم لا يريدون تعليم هؤلاء الاطفال لان هذا يعني انهم سيقفون عن شربه وهذا شيء مأساوي لهم
    Lokantaya gelmesi, arabaya binmesi kahveyi içmesi. Open Subtitles حظورهـ إلى المطعم و ركوبه في السيارة و شربه للفهوه
    Onun da viski içmesine karşı değilim. Open Subtitles أشرب, لا أعترض على شربه الويسكي

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد