| Ira Amca'yla konuştuktan sonra, bu konuda şüphem de kalmamıştı. | Open Subtitles | لم يكن هنـاك شكّ في ذلك بعد أن تحدّثت معـه |
| Soğuk kanlı katil olduğundan hiç şüphem yoktu. | Open Subtitles | لم يكن عندي أي شكّ في أنها كانت قاتلة بدم بارد |
| Bundan bir şüphem yok. | Open Subtitles | إنّهم يوشكون على النيل منّا، ما من شكّ في ذلك، وأنا الآن... |
| şüphesiz, fiziken sığıra denkler ama kurtlar onu yıpratmak için dönüşümlü hareket ediyorlar hayatlarını riske etme pahasına. | Open Subtitles | ..جسديّاً لا شكّ في أن الثور ندّ لها لكن الذئاب تتناوب في الهجمات لإرهاقه مخاطرة بحياتها أثناء ذلك |
| Tabii şüphesiz bu konsept bizzat bir atlama noktası. | Open Subtitles | بالطبع لا شكّ في أن مفهوم نفسه مجرّد عن "نقطة انطلاق" ليس إلا. |
| Kimse bir şeyden şüphelendi mi? | Open Subtitles | لا أحد شكّ في أي شيء؟ |
| Sadece Duncan birşeylerin yanlış olduğundan şüphelendi. | Open Subtitles | (دنكن) وحده شكّ في حدوث أمر مريب. |
| Bu konuda hiç şüphem yok. | Open Subtitles | ليس لدي شكّ في ذلك |
| - Teşekkür ederim. Dedektif olacağından hiç şüphem yoktu. | Open Subtitles | لم يساورني شكّ في ذلك يوماً |
| Frank'le beni vuranın Nikki olduğuna dair en ufak şüphem yok. | Open Subtitles | لا يساورني شكّ في أنّ (نيكي) أردتني و(فرانك) |
| Ama buraya geldiklerinde niyetlerinin ne olacağı konusunda hiç şüphem yok. | Open Subtitles | {\pos(190,210)}لكن لا شكّ في نواياهم حالما يصلون إلى هنا |
| İşi yapacağınıza şüphem yok Bay Ferguson. | Open Subtitles | ليس لديّ شكّ في أنّكَ قادر على الوظيفة يا سيّد (فرجسون). |
| Senden şüphem yok Severus. | Open Subtitles | ليس لديّ أدنى شكّ في هذا (سيفريوس). |
| Senden şüphem yok Severus. | Open Subtitles | ليس لديّ أدنى شكّ في هذا (سيفريوس). |
| Bundan hiç şüphem yok. | Open Subtitles | لا شكّ في ذلك |
| şüphem yok. | Open Subtitles | -ليس لديّ شكّ في ذلك . |
| Bu zor. şüphesiz. | TED | أنه صعب, لا شكّ في ذلك. |
| -Bozuk bir motorla, şüphesiz. | Open Subtitles | -مع مُحرّك معطوب، لا شكّ في ذلك . |
| Mikhail'in hain olduğunu şüphelendi. | Open Subtitles | لقد شكّ في أن (ميخائيل) خائن. |