| Büyük final olarak, hiçbir düğmemi açmadan sütyenimi çıkarıyorum. | Open Subtitles | إنجاز كبير, قمتُ بخلع صدريتي بدون فك زر أي شيء. |
| sütyenimi de alabilirsin, o da 2 dolar eder. | Open Subtitles | و يمكنك أخذ صدريتي و التي اشتريتها بدولارين |
| sütyenimi yaktırıp folk şarkılar söyleteceksiniz bana. | Open Subtitles | ستجعلينني أقوم بحرق صدريتي و غناء الأغاني الشعبية فيما بعد |
| Çünkü Sutyenimi çıkardığımda kendi yoluna gidiyor. | Open Subtitles | بسبب انني عندما انزع صدريتي يذهب في طريقة الخاص |
| Bluzumun ve sutyenimin arkasından defalarca göğüslerime dokunmasına izin verdim. | Open Subtitles | لقد سمحت له دوماً بلمسي في صدري، من خلال قميصي و صدريتي |
| Pekala, sutyenim nerede bakayım? | Open Subtitles | حسنا ، أين صدريتي ؟ |
| - 20 dakika boyunca sütyenime baktılar. | Open Subtitles | غاز جيش يبحلق في لمدة 20 دقيقة كل العيون على صدريتي |
| Ya da Sütyenimde alkollü kokmuş peynir taşımayı... | Open Subtitles | أو الاحتفاظ بجبنة معفنة في صدريتي |
| Sütyenimin içinde bulduğum kruvasan kırıntısını yedim biraz önce. İğrencim. | Open Subtitles | لقد أكلت لتوي فُتات شطيرة وجدتها في صدريتي أنا مُقززة |
| Bir türlü sütyenimi bulamamıştım. | Open Subtitles | وانا الى عمري هذا لم استطع معرفة اين ذهبت صدريتي |
| Evet, halatı ağaca bağlayalım diye sütyenimi çıkardıktan sonra. | Open Subtitles | أجل مباشرة بعد ما أخلع صدريتي كي نربط الحبل بالشجرة أهذا سيحدث حقا ؟ |
| Silikonlu sütyenimi yiyen bir GPS. | Open Subtitles | الـ جي بي أس الذي أكل فقط صدريتي الجديدة |
| Alınma ama farazi sütyenimi ona fırlatıyorum. | Open Subtitles | لا ضغينة، ولكني سألقي صدريتي الافتراضية عليه. |
| - sütyenimi bulamıyorum. Ow! Şey, biberli, mantarlı? | Open Subtitles | لا استطيع إيجاد صدريتي البيبروني و الفطر؟ |
| Gelişim durumuna "sütyenimi çok az temas ile açmayı başardı." yazdım. | Open Subtitles | عندما سئل عما اذا كنت تأخذ المبادرة، كتبت: "نعم، وكان قادرا على نزع من الخطاف صدريتي مع الحد الأدنى من الإشراف." |
| sütyenimi takarken kasım çekildi. | Open Subtitles | لقد سحبت عضلة محاولة ربط صدريتي |
| Evet ama sadece iki aylığına, daha Sutyenimi bile nasıl çıkarabileceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | -نعم، طوال شهرين كاملين لم أتمكن حتى من نزع حمالة صدريتي |
| Fakat benim eğlence anlayışım böyle değil artık evde çok daha kaliteli bir şarabım var ve Sutyenimi bir an önce çıkarmalıyım. | Open Subtitles | -ولكن ليس هكذا أستمتع الآن لديّ نبيذ أفضل بكثير في المنزل ، وأحتاج حقاً أن أخلع صدريتي .. |
| İşte bu yüzden Sutyenimi pantolonuma bağlayan askılarım var. | Open Subtitles | لهذا ارتديتُ حمالة تربط صدريتي ببنطلوني |
| Geçen günkü çalışmaya göğüslerim meydanda çıkmamın tek sebebi sutyenimin arızalı çıkmasıydı. | Open Subtitles | السبب الوحيد الذي جعلني أخرج ثديي بالأمس هو لأن صدريتي خربت |
| Ya da eriyen sutyenimin içindeki ezilmiş buzlardı. | Open Subtitles | أو ربما كان ذوبان الثلج المجروش في صدريتي |
| Bu da benim sutyenim. | Open Subtitles | إذاً، هذه صدريتي |
| Ama Emma'nın bakım evine ihtiyacı vardı sen de "sütyenime baksana" diyordun. | Open Subtitles | لكن إيما حقيقى تحتاج رعاية نهارية و أنت فقط .. أهلاً أنظر الى صدريتي ! |
| Sütyenimde yumurta kabuğu olması seksi değil. | Open Subtitles | غير مثير قشر البيض في صدريتي غير مثير |
| Teşekkür ederim, babacığım. Uçak biletlerim gelmiş olmalı. Sütyenimin burada ne işi var? | Open Subtitles | شكرا لك ياأبي من المؤكد أن هذي تذاكر رحلتي مالذي تفعله صدريتي هنا ؟ |
| Bilmiyorum, ama uyandığımda sütyenim yoktu. Bu hiç iyi bir işaret değil. | Open Subtitles | لا أعرف , ولكنني أستيقظت دون صدريتي هذه ليست علامه جيده إطلاقاً |