| Daha önce bana inandın ama doğruyu söylemiyordum. | Open Subtitles | لقد صدقتني من قبل, لكنني لم أكن أقول الحقيقة حقاً. |
| Yalan söylemeliydim. Ama sen de çok kolay inandın. | Open Subtitles | كان يجب أن أكذب وأنتِ لما صدقتني بسهولة؟ |
| Artık korkmak zorunda değilsiniz. Polis bana inandı. | Open Subtitles | لا يجب عليكم ان تخافو مرة اخرى,الشرطة صدقتني |
| Ona yalan söyledim ve bana inandı. Çok iyi arkadaş olduğumuzu sandı. | Open Subtitles | لقد صدقتني وتظن أننا الآن أعز أصدقاء |
| -Buradayım. -Şimdi bana inandınız mı? | Open Subtitles | هل صدقتني الآن؟ |
| Artık bana inanıyorsun ama, değil mi? | Open Subtitles | الان صدقتني, بالرغم مما اقوله انا, ماذا؟ |
| Bana inan ya da inanma, şu an hiçbir önem ifade etmiyor. | Open Subtitles | سواء صدقتني ام لا انت تعرف ان هذا لم يعد مهما الان |
| - Chick, şimdi bana inanıyor musun? | Open Subtitles | ـ تشيك , هل صدقتني الان؟ ـ نعم |
| Hiçbir iyi sebebin yokken bana inandığın için. | Open Subtitles | لانك صدقتني ، بينما لديك سبب قوي لئلا تصدقيني |
| - Filmlerde bana inanmıştın. | Open Subtitles | -لقد صدقتني في الأفلام لماذا الآن؟ |
| Eğer senin yerinde ben olsaydım ve bana inansaydın benim için önemli olan tek şey bu olmuş olurdu. | Open Subtitles | لو كنت أنا بمكانك يا "غس" وأنت صدقتني لكان هذا هو كل ما يهم |
| Demek seni cidden, sırf intikam almak için ortadan kaldıracağımı düşündüğün için buna o kadar inandın. | Open Subtitles | أفترض أن حقيقة أنكِ صدقتني .. هو أنكِ ظننتِ فعلاً أنني قد أدمركِ .. بدافع الحقد هذا وحده كان سيُفهمني أن علاقتنا انتهت |
| Başka kimse inanmazken sen neden bana inandın bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعلم لماذا صدقتني في حين لم يصدقني أحد |
| Gerçekten inandın, değil mi zavallı salak? | Open Subtitles | لقد صدقتني بالفعل ايها المعتوه |
| Ailem bile inanmazken sen inandın bana. | Open Subtitles | لقد صدقتني في حين لم يصدقني أبويّ |
| Bana inandı, Harry. Ve onu aramak için buraya geldi. | Open Subtitles | صدقتني يا (هاري) و جاءت إلى هنا بحثاً عنه |
| Bana inandı, Harry. Ve onu aramak için buraya geldi. | Open Subtitles | صدقتني يا (هاري) و جاءت إلى هنا بحثاً عنه |
| Şimdi inandınız mı? | Open Subtitles | هل صدقتني الآن؟ |
| Yani benim tüyo kâğıdımda Lunardi eczacılık olduğunu söylediğim de inandınız. | Open Subtitles | لذلك صدقتني عندما أخبرتك أن ورقتي كان بها (لاندري) للأدوية |
| Şimdi neye inanıyorsun? | Open Subtitles | هل صدقتني الآن؟ |
| Bana inanıyorsun. | Open Subtitles | ـ هل صدقتني الآن؟ |
| Pekala, benden nefret ediyorsan bu umurumda bile değil .fakat şuna inan ki seni, Jennifer'ı ve çocuklarınızın hepsini bir hiçmişsiniz gibi öldürecekler. | Open Subtitles | أوكي, لا يهمني إن كنت تكرهني, طالما صدقتني وأنا أقول لك بأنهم سيقتلونك , ويقتلون جينيفر |
| Bana inanıyor musun diye sordum. | Open Subtitles | لقد سألتك إن صدقتني إذاً هل نحن بخير ؟ |
| Ama buna inandığın için kendinde doğru bir şey buldun. - Hayır. | Open Subtitles | -و لكن لأنكِ صدقتني وجدتي شيئاً حقيقياً في نفسكِ |
| - Filmlerde bana inanmıştın. | Open Subtitles | العالم ليس ما تريد أن تفعله يا (داني) يمكنك العودة لبيتك، هيا إستمر! -لقد صدقتني في الأفلام لماذا الآن؟ |
| Bana inanıp inanmaman bile umurumda değil. | Open Subtitles | سوف تتبنى جروا لا أهتم حتى أن صدقتني أو لا |