| Bir barda kız arkadaşını rahatsız eden birini öldürdüğü için iki sene yemişti. | Open Subtitles | قضى عامين من القتل العمد لقتله شخصاَ ضايق صديقته في حانة |
| Alec kız arkadaşını muhtemelen benim yüzümden evde bırakmış. | Open Subtitles | ترك أليك صديقته في المنزل، ربما بسبب لي. |
| Geçen ay kız arkadaşını becerdiğim için bu film olmayacak. | Open Subtitles | لن يحدث لأني كنت اضاجع صديقته في اخر شهر |
| Babam kız arkadaşıyla tatile çıkıyor. | Open Subtitles | بابا ذاهب الى رحلة مع صديقته في العلطة |
| Planı Laos'taki kız arkadaşının evine gitmekmiş. | Open Subtitles | خطته كانت تقتضي بالذهاب (إلى منزل صديقته في (لاوس |
| Fredrik Laos'taki kız arkadaşının yanına gider Bölge Mahkemesi karar günü 17 Nisan 2009 | Open Subtitles | {\pos(192,210)} (حلّق "فريدريك" بالطائرة إلى صديقته في (لاوس |
| Bu şarkıyı kız arkadaşını tam olarak tatmin edemeyen arkadaşıma ithaf etmek istiyorum. | Open Subtitles | ويبدو انه لا يرضي صديقته في الفراش |
| Lund'daki kız arkadaşını görmesi gerekiyormuş ama aracı özel sebeplerden dolayı kullanmaya izni yokmuş. | Open Subtitles | نعم. لقد كان عليه زيارة ...صديقته في بلدة لوند ولكن لا أحد إستخدم السيارة لغرض خاص |