| Onun güvenliğinden siz sorumlusunuz. Ama duyduğuma göre az önce çocuğu yıldırım çarpmış. | Open Subtitles | أنت مسؤول عن سلامته وقيل لي إن البرق قد صعقه تواً. |
| Central Park'ta koşan bir adamı yıldırım çarpmış. | Open Subtitles | اتضح بأن عداء في الحديقة العامة تم صعقه بالبرق |
| - yıldırım çarpmış. | Open Subtitles | لقد صعقه البرق. |
| Diyelim ki ikizlerden birisi bir araba kazasında, ya da yıldırım çarpmasıyla ölsün diyelim, ama ötekisi ileri yaşlara kadar güzelce yaşasın. | Open Subtitles | أحد التوأمين يموت فى طفولته عن طريق حادثة مثلا أو تم صعقه بواسطة الرعد ولكن التوأم الآخر عاش وترعرع حتى عمر كبير |
| Kocama bir şeylerin olması lâzım otobüs çarpabilir, üstüne yıldırım düşebilir. | Open Subtitles | اخبرتكِ حتى لو حدث له اي شيء, صدمه باص صعقه البرق |
| Garajdaki tuhaf bir makinenin elektriği çarptı. | Open Subtitles | صعقه جهاز جنوني في الكراج. |
| Yardım edin! Onu buldum, yıldırım çarptı. | Open Subtitles | النجدة لقد احضرته لقد تم صعقه |
| - yıldırım çarpmış. | Open Subtitles | -لقد صعقه البرق |
| yıldırım çarpmış! | Open Subtitles | . -لقد تم صعقه بواسطة البرق . |
| Geçen sefer yıldırım çarptığında 9 ay komada yatmıştı. | Open Subtitles | أخر مرة صعقه البرق ،كان في غيبوبة لتسعة أشهر كيف حدث هذا؟ |
| Ya sadece yıldırım tarafından çarpılan bir adamsam? | Open Subtitles | ماذا لو كنت مجرد شخص صعقه البرق؟ |
| Kaçışı için gemisinin direğini yaparken Thor onu cezalandırmak için tam da kaskına bir yıldırım düşürdü. | Open Subtitles | لمعاقبته (ثور) صعقه بالبرق فى خوذته عندما أصلح سارى السفينه لكى يهرب. |
| - yıldırım çarptı. | Open Subtitles | -لقد صعقه البرق |