| Bir seansta tam dört sayfalık rapor mu yazdın, Sheldon? | Open Subtitles | أربع صفحات من الملاحظات في جلسة واحده؟ حقاً . شيلدن؟ |
| Etekli bir adam için 10 sayfalık işi geri mi çeviriyorsun? | Open Subtitles | انت تلغي عشر صفحات من اجل رجل يرتدي تنورة |
| İsmini gayrimenkul kayıtlarında arattım, yedi sayfalık haciz kayıtlarıyla ve iki ay öncesinde, üçüncü ipoteğinle karşılaştım. | Open Subtitles | تحققت من تقرير إئتمانك ووجدت سبع صفحات من الإمتيازات و طلب رهن ثالث قدّمته منذ شهرين |
| Nasıl bir gerizekalı, bir defterden bazı sayfaları alabilmek için, eve camı kırarak girip, köpeği zehirlemeye çalışır? | Open Subtitles | اي نوع من المغفلين الذي يقتحم المنزل و يحاول تخدير الكلب فقط للحصول على بضعة صفحات من كتاب ؟ |
| Bir noktada insanlar bana gazete sayfaları ve kendi hikayelerini gönderiyorlardı - altı yılda binlerce veri. | TED | فى نقطة معينة كان الناس يرسلون صفحات من يومياتهم ويرسلون لى قصصهم -- الآلاف من قطع المعلومات فى ستة أعوام. |
| Ama aynı zamanda, teknoloji tarihimizde yeni sayfalar yazmama yardımcı oldu ya da en azından tarihlerimizin sayfalarını güncellemeye. | TED | ولكن أيضا، ساعدت التكنولوجيا لكتابة صفحات جديدة من تاريخنا أو على الأقل لتحديث صفحات من تاريخنا |
| Asıl altın fırsatın bir yıl önce ofisimde tam karşıma oturmuş dört sayfalık özgeçmişini bana uzatırkendi. | Open Subtitles | جالسة أمامي في مكتبي وتسلميني أربع صفحات من مهاراتك الخاصة تستطيعين أن تكتبي 80 كلمة في الدقيقة |
| - 3 sayfalık tercihe bağlı olmayan hukuk dili. | Open Subtitles | ثلاث صفحات من الكلام القانوني غير الاختياري |
| 2006'da New York Times ''Pazarlar'' kısmını yeniden tasarladı, sekiz sayfalık stok listelemelerini kısaltıp bir buçuk sayfalık temel pazar verisi yaptılar. | TED | في عام ٢٠٠٦، أعادت "نيويورك تايمز" تصميم قسم "الأسواق"، وتم اختصاره من ثمانية صفحات من قوائم الأسهم إلى صفحة ونصف فقط من بيانات السوق الأساسية. |
| İncil sayfaları, binlercesi. | Open Subtitles | صفحات من الأنجيل.. الآلاف منها |
| Bunlar benim kitabımın sayfaları mı? | Open Subtitles | هل هذه صفحات من كتابي؟ من" الكومت"ليس"ريفنس" |
| İncil sayfaları. | Open Subtitles | صفحات من الأنجيل.. |
| Bunlar Erebus kitabının sayfaları. | Open Subtitles | هذه صفحات من كتاب ايربس |
| Tamam, o zaman neden sekreterime çöpten sayfalar yazıyorum? | Open Subtitles | حسناً , لِمّ أقوم بكتابة صفحات من الهراء لمُساعدتي ؟ |
| Kitaptan sayfalar var ellerinde. O aptal kitaptan. | Open Subtitles | لديهم صفحات من الكتاب , ذاك الكتاب الغبي |
| Her zaman yapacak bir şeyler vardır bir kitabın sayfalarını kesersin bulmaca çözersin, notlar alırsın... | Open Subtitles | هناك دائماً مايمكن عمله كقع صفحات من كتاب عمل الكلمات المتقاطعة أخذ ملاحظات |
| Müthiş. Ölüler Kitabının sayfalarını buldum. | Open Subtitles | عظيمة ، وجدت صفحات من كتاب الموتى |