| İki çocuğum var. Kocam saygın bir şef. Bana ne faydası varsa! | Open Subtitles | لدينا طفلين ،زوجى طاهى مرموق ،و لكن هذا لا يهم بالنسبة لى |
| Bunu bilen ilk şef bir sonraki tur için dokunulmazlık kazanacak. | Open Subtitles | اول طاهى يفعل ذلك سوف يفوز بالحصانة الجولة القادمة |
| Sana "şef" derdim ama bu bütün mesleği küçük düşürür. | Open Subtitles | اريد ان اُسميك طاهى ,لكن ذلك سيحط من قدر المهنة بأكملها |
| Simon çok iyi bir aşçı, vaktini neden burada harcadığını bilmiyorum. | Open Subtitles | سايمون) طاهى جيد) لا أعلم لماذا يهدر وقته هنا |
| Ya da bir itirafçı suikastçı mazoşist bir kadın, aşçı mı? | Open Subtitles | مجاهر ، سفاح ، مدمر ، طاهى ؟ |
| Kaldı ki, sen bir aşçısın. | Open Subtitles | ثم مره أخرى أنت طاهى |
| Ayrıca bayan bir şef, erkek bir şefi tecavüzle suçlarsa? | Open Subtitles | بجانب طاهية امرأة تتهم طاهى رجل بالاغتصاب ؟ |
| Bu Curtis LeBlanc'ı öldürülen ikinci şef yapıyor. | Open Subtitles | تجعل كيرتس لبلانق ثانى طاهى يُقتل هذا الاسبوع |
| Ciddi söylüyorum, tüm şu mali bakanlık işlerini bırakıp ünlü bir şef olmalısın. | Open Subtitles | أقصد ، جدياً يجب عليك التخلى عن كل ما يتعلق بكونك مُرشد للأموال وتصبح طاهى مشهور |
| şef. | Open Subtitles | طاهى |
| - Evet, aşçı olarak. | Open Subtitles | طاهى |