| Rudi Amca'nın başlattığına devam etmenin en iyisi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ما بدأه عمي رودي ظننت أنه من الأفضل مواصلته |
| İnsanların arada sırada köpeklerini işe getirmelerinin hoş olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من اللطيف أن يحضر الموظفين كلابهم إلى العمل من الحين للآخر |
| Uh,hayır efendim. Ona bazı yazılı bilgileri vermenin daha iyi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | لا,سيدي,ظننت أنه من الأفضل منحه بعض المحاضرات |
| Bağışlayın Hanımefendileri, kendim gelmem daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | أعذريني جلالتكِ لقد ظننت أنه من الأفضل أن آتي شخصياً |
| Yanlarında tanıdıkları biri olursa onlar için daha kolay olur diye düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الأسهل عليهم أن يكونوا مع شخص يعرفونه |
| Sonra ben de mekanı arka kapıdan terk etmenin akıllıca olacağını düşündüm. | Open Subtitles | على أية حال، بعد ما حدث، ظننت أنه من الحكمـة أن أغـادر المتجـر. |
| Bu sokakta olmamasının daha iyi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الأفضل الحصول عليها من الشارع |
| Bunu sır tutmanın ailemiz için en iyisi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الجيد للعائلة أن أكتم هذا السر |
| Tarikat'a doğrudan bir saldırı yapacağınızı ona söylemenin akıllıca olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الحكمة إبلاغه خطتك للمواجهة المباشرة مع المنظمة، يا سيدي |
| Rudi Amca'nın başlattığına devam etmenin en iyisi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ما بدأه عمي رودي ظننت أنه من الأفضل مواصلته |
| Onun, seninle konuşmasının en iyi şey olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الأفضل لها ولأختها أن تكلمك |
| Gelmemesinin daha iyi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | لقد ظننت أنه من الأفضل ألا يدخل |
| Hayır, ama bunun bir yaşam biçimi olacağını düşündüm.. | Open Subtitles | لا أعلم , ولكننى ظننت أنه من الممكن أن أكسب رزقى من هذا . |
| Hemen göstermemin iyi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الأفضل أن أخبرك فوراً. |
| Kapa çeneni! Affedersin. İltifat etmemenin kabalık olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الوقاحة ألا أقول هذا |
| Kendin uydurursan daha iyi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الأفضل أن ترتجل لها في هذا |
| Ama yaşamasına izin vermenin daha zalimce olacağını düşündüm. | Open Subtitles | ولكن ظننت أنه من القسوة تركه يعيش |
| Sadece ikimiz olursak daha iyi olur diye düşündüm. | Open Subtitles | ظننت أنه من الأفضل أن يقتصر هذا علينا فقط |
| Ben de geniş ağa atarsam iyi olur diye düşündüm ve eski parlak meslektaşlarımızdan yardım istedim ve tahmin edin- | Open Subtitles | لذا ظننت أنه من الأفضل أن نبحث بشكل موسع و لقد طلبت من زميلة ألمعية سابقة |
| Yerimi doğrulaman daha basit olur diye düşündüm. | Open Subtitles | لذا ظننت أنه من الأسهل لو أنك تأكدي مكاني |
| Mesela geçen gün Axl'ın ayakkabı almasını beklerken April'a dondurma alsam hoş olur diye düşündüm. | Open Subtitles | اليوم مثلًا عندما كنا ننتظر أكسل وهو يشتري حذاءً ظننت أنه من اللطيف أن أذهب معها لشراء مثلجات |