| O, mutlu bir ailesi ve bankada 40 milyonu olan başarıIı bir idareci. | Open Subtitles | بل كان موظفاً ناجحاً و له عائلة محبة و 40 مليون دولار بالبنك |
| Ne arkadaşları, ne de ona yakınlık gösterip destek çıkan bir ailesi vardı. | Open Subtitles | من دون أصدقاء أو عائلة محبة تُوفر أي دفء و تشجيع. |
| Ne arkadaşları, ne de ona yakınlık gösterip destek çıkan bir ailesi vardı. | Open Subtitles | شخص دون أصدقاء أو عائلة محبة لتوفر أي حنان أو تشجيع |
| Parlak bir güneş, sevgi dolu bir aile, rüya gibi bir ev ama sonra anne yok oluyor. | Open Subtitles | شمس ساطعة,عائلة محبة منزل مثالي لكن بعدها,تذهب الأم |
| Böyle sevecen bir aile olduğunuz için hepinize teşekkür ederim. | Open Subtitles | أود أن أشكركم جميعا لأنكم عائلة محبة |
| Bayan Adams Foster'ın istikrarlı, sevgi dolu bir ailesi olduğunu iddia edeceksiniz. | Open Subtitles | ستقومين بالمجادلة بأن الآنسة (آدمز فوستر) تملك عائلة محبة ومستقرة |
| Birbirlerini çok seven bir aile onlar. | Open Subtitles | انهم عائلة محبة جدا. |