| - Evli kadınlara pervasızca sırıtmayı alışkanlık haline mi getirdin? | Open Subtitles | هل لك عادةٌ بالنظر للنساء المتزوجات بهذا الشّكل ؟ |
| Bunlardan hep nefret etmişimdir. Kötü bir alışkanlık. | Open Subtitles | لطالما كرهتُ تلك الأشياء عادةٌ سيّئة |
| - Tarz değil, kötü alışkanlık. | Open Subtitles | إنهُ ليسَ أسلوباً إنها عادةٌ سيئة |
| Ve sır saklamak zor bırakılan bir alışkanlıktır. | Open Subtitles | و السرية عادةٌ صعبةٌ للتخلي عنها |
| - Ve çok kötü bir alışkanlıktır. | Open Subtitles | -و هي عادةٌ سيئة جداً |
| Küçüklüğümden gelen bir alışkanlık. | Open Subtitles | إنّها عادةٌ تعلّمتها مذ كنتُ طفلة |
| Mesaja cevap vermemek hoş bir alışkanlık değildir. | Open Subtitles | عدم الردّ على الرسائل عادةٌ سيئة. |
| Benimki zararsız bir alışkanlık. | Open Subtitles | إنها عادةٌ غير مؤذية ،حقاً. |
| Jacques sigaralarını kendisi sarıyor. Marseille'deki bir hayat kadınından kaptığı bir alışkanlık. | Open Subtitles | (جاق) يلفّ سجائره بنفسه، عادةٌ التقطها من عاهرة في (مارسيه) |
| Kötü alışkanlık. | Open Subtitles | عادةٌ سيّئة لكنّ اليوم ... |
| Kötü bir alışkanlık. | Open Subtitles | عادةٌ سيّئة. |