| Genellikle değil, ama sen gösterdiğinden daha fazlasını içinde saklıyorsun. | Open Subtitles | عادة هو كذلك ولكنك تخفى اكثر مما تفصح منذ ظهورك |
| Genellikle solaklarda sağlaklara göre daha büyüktür. | Open Subtitles | عادة هو أكبر قليلا عند الأشخاص اليساريين منه فى الأشخاص اليمينيين |
| Şimdi, ben Genellikle buradan başlarım ve bu bölgenin tamamen hallolduğundan emin olduğumda şu bölgeye geçerim. | Open Subtitles | الآن، ما أقوم به عادة هو البدء من هنا ثم أنتقل هنا حتى أشعر بثقة أن هذه المنطقة |
| Tanner, gece bekçimiz, Genelde tüm evrak işlerine o bakar. | Open Subtitles | تانر,العامل الليلي عادة هو من يتعامل بالأوراق |
| Genelde üvey kardeşinin evinde kalıyor. | Open Subtitles | ...عادة هو يبيت في منزل زوجة أخـ في منزل أخيه |
| Şey, Normalde pek değil, ama bu oldukça zorluydu. | Open Subtitles | حَسناً، عادة هو لَيسَ، لكن هذا كَانَ صعبَ جداً. |
| - Onu korkutmak istemem ama korku Genellikle bir perinin kullanılmayan güçlerini canlandırır. | Open Subtitles | لا أريد إخافتها، ولكن الخوف عادة هو ما يثير قوى الجنية الدفينة. |
| ama Genellikle göremediğimiz şey her zaman ortada bir "üçüncü taraf"ın daha olduğudur. Ve çatışmanın "üçüncü tarafı" ise "biz"iz. Bu çevrelen toplum, bu arkadaşlar, müttefikler, aile üyeleri, komşular | TED | والامر الذي لا نراه عادة هو وجود طرف ثالث على الدوام وهذا الطرف الثالث في اي صراع هو نحن .. انه المجتمع الدولي .. انه الاصدقاء .. الحلفاء اعضاء العائلة .. الجيران |
| Genellikle avuç içlerim ve ayak tabanlarım çok kötü oluyor. | Open Subtitles | عادة هو أسوأ علي كفي و باطن قدماي |
| bu Genellikle adamın birinin motorlu testere ile çıktığı kısımdır.. | Open Subtitles | فهذا عادة هو الجزء حيثُ الرجل ذوالمنشار... |
| Genellikle kimin yaptığını ve neden yaptığını bulmak kolay. | Open Subtitles | عادة هو سهل للقبض على من فعل ذلك ولماذا |
| Genellikle beni bölümüm. | Open Subtitles | و هذا عادة هو مجال عملى |
| Genellikle tam tersi olur. | Open Subtitles | عادة هو الجهة الأخرى. |
| Kapıyı açtım, çünkü Genelde sen ne yaptığımı sanıyorsun derdi. | Open Subtitles | فَتحتُ البابَ ' سبب عادة هو سَيَقُولُ: "ماذا تعتقد أَعْملُ هنا؟ " |
| Evet, Genelde öyle ama bayramlarda istisna oluyor. | Open Subtitles | نعم عادة هو كذلك انه فقط ... تعرفين ... الاجازة |
| Boğarak öldürmek Genelde cinayet tutkusundan kaynaklanır, değil mi? | Open Subtitles | الخنق عادة هو جريمة عاطفة، صحيح؟ |
| Genelde müvekkillerimin anlaşmayla serbest kalmasını sağlıyorum | Open Subtitles | ما أفعله عادة هو تدبير تسويه لموكلى |
| - Genelde bu anlama gelir. | Open Subtitles | ذلك عادة هو المعنى |
| Ve burada gördüğünüz şey, veya Normalde görmediğiniz, bunların, kültürün fiziği olduğu. | TED | وما ترونه هنا او ما لا نراه عادة هو ان الخورزميات تلك هي " فيزياء الثقافة " |
| Normalde bu müzedeyken bir nevi kordon altına alınmış. | TED | عادة هو نوع مطوق عندما يكون فى متحف. |
| Normalde zaferleri hakkında duymak istemediğimiz detayları bile anlatırdı. | Open Subtitles | عادة هو يُعطي تفاصيل مفصلة لسنا بحاجة لسماعها بشأن أي علاقات له- أجل ربما- |