| genelde kalabalık bir odada olur bu olay. Seninki bir tuhafmış. | Open Subtitles | عادة يكون ذلك عبر غرفه مزدحمه غريبه كما تبدو |
| Konteynırlar genelde 12 metre uzunluğundadır. Bu, içerden 10 metre. | Open Subtitles | الحاويات عادة يكون طولها 40 قدماً تلك الحاوية 34 قدماً فقط من الداخل |
| Biliyorum, fakat genelde ergenlik çağında bunu yaparlar. | Open Subtitles | أعلم ذلك، ولكن هذا عادة يكون عند المراهقين |
| Bu yüzden karbonhidrat zengini bir besin yediğinde kanında Normalde bir çay kaşığı kadar olan şeker miktarı artar. | TED | إذاً أثناء أكل أي غذاء غني بالكروهيدرات، مستوى السكر في الدم،و الذي عادة يكون منخفضا، يرتفع |
| Normalde onu kontrol altında tutma tekniklerimiz var ama şu anda devlet ellerimizi bağladı. | Open Subtitles | عادة يكون لدينا بعض الطرق لابقائها تحت السيطرة ولكن الولاية ربط ايدينا هذه اللحظة ولم يعد هناك ما يمكن فعله |
| genellikle bundan fazla envanter olur ama Pazartesi günü bir ödeme bekliyoruz. | Open Subtitles | عادة يكون لدينا أكثر من هذه لكننا نتوقع شحنة يوم الإثنين |
| Sen 25 ve 50 yaşları arasında beyaz erkek bakıyor, genellikle en beklediğiniz birisi. | Open Subtitles | فأنت تبحثن عن رجل أبيض يتراوح عمره بين الـ 25 للـ 50 عادة يكون آخر شخص تتوقعينه |
| genelde ufak tefek yaşlı kadınlar ister, ama, hey. | Open Subtitles | عادة يكون القليل من السيدات الكبيرة من تطلب هذا ولكن |
| - Cinsini belirleyelim. genelde bu Hodgins'in işidir. | Open Subtitles | ــ هذا عادة يكون عمل هودجينز ــ ليس هذه المرة |
| Yanımda bunu taşıyorum çünkü genelde hep çok önemli oluyor. | Open Subtitles | كما أني أحمل هذه النوتة لأكتب ما تقوله لأنه عادة يكون مهما |
| genelde ilk üç saat için 25.000 alırım. | Open Subtitles | عادة يكون 25 للساعة للساعات الثلاث الأولى |
| İnsanlar genelde garsonlara karşı çok kaba. | Open Subtitles | عادة يكون الناس وقحين مع العاملين بالخدمة |
| genelde, benim bile anlamadığım bir sürü şey listen olurdu. | Open Subtitles | عادة يكون لديك قائمة من التفاصيل لا أفهمها حتى |
| Normalde kukularımızı açıp lavabo önünde sıraya gireriz ama iş yok. | Open Subtitles | عادة يكون لدينا فروج عارية تصطف لدى الحوض، إنّه منخفض. |
| Normalde... duygularınızı takip edip kendinizi kaptırmanız zordur. | Open Subtitles | عادة... يكون من الصعب أن تخسر نفسك في شيء, لإتباع مشاعرك. |
| Normalde çizgi uç oyuncusu o ama başlangıç oyun kurucumuz bugün antrenmana 10 dakika geç kaldı, o yüzden... | Open Subtitles | عادة يكون على نهاية قريبة، لكن لاعبو خط الظهير تأخّروا 10 دقائق... للتدريب أمس، لذا... |
| Normalde şarkıda bir slogan olur. | Open Subtitles | عادة يكون هناك مقطع مميز في أغنية ناجحة |
| genellikle zayıf bir yönü olan birisidir, bilirsin, zırhında yaratığın girebileceği bir zayıflık olan biri, bağımlılığı ya da duygusal problemi olan biri. | Open Subtitles | عادة يكون شخص ما لديه نوعا ما ضعف , كما تعلم نقطة ضعف بإمكان الشرير أن يدخل منها |
| genellikle zayıf bir yönü olan birisidir, bilirsin, zırhında yaratığın girebileceği bir zayıflık olan biri, bağımlılığı ya da duygusal problemi olan biri. | Open Subtitles | عادة يكون شخص ما لديه نوعا ما ضعف , كما تعلم نقطة ضعف بإمكان الشرير أن يدخل منها |
| - Oldukça çok. genellikle, en çok mutfak görevlileri iş değiştirir. | Open Subtitles | حسنا, أعلى معدل إستبدال العمال عادة يكون في حمالين المطابخ |
| genellikle şimdiye kadar bize büyük bir büyü yapması gerekiyordu. | Open Subtitles | عادة يكون هذا هو الوقت الذي يهجم فيه علينا |