| okyanusu aşıp sana kavuşacağımı söyleyeceğin mektubu dört gözle bekliyorum. | Open Subtitles | ومنتظرة لرسالتك بأن تخبرني أنّك آت لتكون معي عبر المحيط |
| Bende de okyanusu boydan boya güvenle geçmenize yetecek kadar erzak var. | Open Subtitles | بعضكم قد لا ينجوا لدي مايكفي من المؤونة لتبحروا عبر المحيط بأمان |
| okyanustan geçen rüzgârlar, dalgacıkların dalgalara dönüşmesini sağlayarak yüzeye yakın taneciklere ivme kazandırır. | TED | إنّ هبوب الرياح عبر المحيط يحفّز جزيئات الماء لتتسارع قرب السطح، مما يؤدّي إلى تشكّل تناوبات تتحوّل إلى موجات. |
| Bu ulus Atlas Okyanusundan buraya dini baskılardan kaçanlar tarafından kurulmuştur. | Open Subtitles | تم تأسيس هذه الأمة بواسطة أولئك الفارين من الاضطهاد الديني عبر المحيط الأطلسي |
| - Yüz yıl önce sesimizi okyanus ötesine gönderme fikri saçmalık olarak görülüyordu. | Open Subtitles | ، قبل مائة عام كانت فكرة إرسال الصوت البشرى . عبر المحيط ضرباً من الجنون |
| Evimiz, annemin dedesinin, dedesinin dedesi bin yıl önce okyanus ötesinden geldiğinden beri onun ailesine aitmiş. | Open Subtitles | عشنا فى بيت عائلة أمى بيت جد جد جدها الذى جاء عبر المحيط قبل حوالي ألف سنة |
| Okyanusun ötesine giderken yanımda olmanızı isteyemem. | Open Subtitles | لا أستطيع ان أطلب منكم مرافقتي عبر المحيط. |
| # Şimdi Blitz olduk Sınıfları doldurduk # | Open Subtitles | -بليتز) خاصتي يعيش عبر المحيط)" " -بليتز) خاصتي يعيش عبر المحيط)" " |
| İşte gittiğimiz yer-- güzel bir gemiyle okyanusu aşıp oraya ulaşacağız ve binanın tepesine çıkacağız. | Open Subtitles | إليها حيث سنذهب... على متنّ سفينة ضخمة ستسافر بنا عبر المحيط. وسنصعد إلى قمة تلك البناية. |
| O yüzden okyanusu aşıp, Amerika denilen bir imparatorluğa uçtu. | Open Subtitles | لذا هرب عبر المحيط .. "إلىإمبراطوريةتسمى"أمريكا. |
| Bende de okyanusu boydan boya güvenle geçmenize yetecek kadar erzak var. | Open Subtitles | بعضكم قد لا ينجوا لدي مايكفي من المؤونة لتبحروا عبر المحيط بأمان |
| - Evlat hangimiz okyanusu boydan boya katetti? | Open Subtitles | بُني، أيّ منا سافر عبر المحيط بأكمله؟ |
| Bir torpido gibi okyanustan geldin. | Open Subtitles | على استعداد دائماً أتيت إلينا عبر المحيط كطوربيد |
| Hint Okyanusundan esen rüzgârlar... topladıkları nemle kuzeye yönelir ve Himalaya 'lara ulaşırlar. | Open Subtitles | تعصف الرياح عبر المحيط الهندي... *لتجمع الندي و تكنسه شمالآ بأتجاه *الهيمالايا... . |
| Babam okyanus ötesine gittiğinde tek bir anı bırakmış geride. | Open Subtitles | ابي قد ذهب عبر المحيط تاركا خلفه مجرد ذكري |
| Evimiz, annemin dedesinin, dedesinin dedesi bin yıI önce okyanus ötesinden geldiğinden beri onun ailesine aitmiş. | Open Subtitles | عشنا في بيت عائلة أمي بيت جد جد جدها "الذي جاء عبر المحيط قبل حوالي "ألف سنة |
| Okyanusun ötesine giderken yanımda olmanızı isteyemem. | Open Subtitles | لا أستطيع ان أطلب منكم مرافقتي عبر المحيط. |
| # Şimdi Blitz olduk Sınıfları doldurduk # | Open Subtitles | -بليتز) خاصتي يعيش عبر المحيط)" " -بليتز) خاصتي يعيش عبر المحيط)" " |
| okyanusta bir taşı taşırken sorun yaşayan ve taşı düşüren denizcilerle ilgili bir hikaye var. | TED | هناك قصة حول هؤلاء البحارة الذين كانوا ينقلون أحد الأحجار عبر المحيط حين تعرضوا لمشكلة ما فوقع الحجر في الماء. |
| Ama aynı zamanda ayın, okyanusun üzerinden kayarak aşağı dünyaya düştüğünü de söylüyor. | Open Subtitles | هو ايضاً قال بان القمر ...سينزلق عبر المحيط ويسقط على الارض |
| Bunlar okyanusu geçerek, Kuzey Amerika'dan Avrupaya uzanan transatlantik denizaltı haberleşme kabloları | TED | هذه هي كابلات اتصالات عبر المحيط الأطلسي التي تمر عبر قاع المحيط الأطلسي، تربط أمريكا الشمالية بأوروبا. |
| Yaptığımız başka bir şey ise onun içine kimyasal koyup etkisizleştirmekti. Onuu bir kutuya koyup okyanusun diğer ucuna kargoladık. Yaptığımız şey tam da buydu. | TED | الشئ الأخر الذي يمكننا فعله, في الواقع , أننا نوقفه كميائياً , نضعه فى صندوق ثم نرسله عبر المحيط , وهذا هو ما فعلناه . |
| Geçen sene kolonilerinden ayrıldıklarından bu yana okyanus boyunca 9,500 km yüzdüler. | Open Subtitles | سافروا مسافة 9600 كيلومتر عبر المحيط مذ أن هجروا مستعمرتهم العام المنصرم، |