| Peki Bayan Black, bu yetenekli, dürüst kişinin size defalarca, löseminin türü nedeniyle kemik iliği naklinin oğlunuzu iyileştirmeyeceğini söylediği, doğru değil mi? | Open Subtitles | أليس صحياً أن هذا الرجل الأمين الخبير أخبركم عدة مرّات أن عملية زرع نخاع لن تؤدّي لشفاء إبنك |
| Sol şakağına defalarca ağır bir cisimle vurulmuş. | Open Subtitles | يبدو أنها تلقت الضربات عدة مرّات حول صدغها الأيسر، ثمة ضربة |
| Bütün işleri yüz yüze, günde defalarca açık alanda buluşuyorlar. | Open Subtitles | - أجل - كل إجتماعاتهم تُعقد وجهًا لوجه ويلتقون في أماكن مفتوحة عدة مرّات يوميّا |
| Telefonunu birkaç kez aradım, polise falan da gittim. | Open Subtitles | كنت أتصل به عدة مرّات. في الحقيقة، أنا ذهبت للشرطة. |
| Telefonunu birkaç kez aradım, polise falan da gittim. | Open Subtitles | .كنت أتصل به عدة مرّات .في الحقيقة، أنا ذهبت للشرطة |
| Merak etme, fotoğraf çekerken bu yoldan çok geçtim. | Open Subtitles | لا تقلقِ، لقد أتيت الى هنا عدة مرّات لإلتقاط الصور. |
| Merak etme, fotoğraf çekerken bu yoldan çok geçtim. | Open Subtitles | لا تقلقِ، لقد أتيت الى هنا عدة مرّات لإلتقاط الصور. |
| defalarca. | Open Subtitles | عدة مرّات. |
| Bilmiyorum. Son yarım saattir birkaç kez. | Open Subtitles | لا أعلم، عدة مرّات في آخر نصف ساعة |
| Biz de birkaç ağaca çarpacağız, şiddetli dalgaları aşacağız ve birkaç kez ölümle burun buruna geleceğiz. | Open Subtitles | لا تقلق سوف نختبر ما بمقياس ثلاثة وما تزيد عن أربعة وسنخاطر بحياتنا عدة مرّات في هذه الرحلة لذلك... |
| Sadece aşağı inmeyi değil, aslında iki hafta içinde birkaç kez dalıp çıkmayı deneyeceğiz ki bu daha hiç denenmedi. | TED | لن نغوصَ فحسب، بعد أسبوعين، بل سنحاول أن نقوم بالرحلة عدة مرّات - وهو شيءٌ لم يحصل مسبقاً. إن استطعنا فعل ذلك، سنثبتُ قوة التكنولوجيا |
| birkaç kez Grissom'dan bile bahsetti. | Open Subtitles | -حتىَ أنهُ ذكر إسم (غريسوم) عدة مرّات. |