| Korkmuş küçük bir oğlan gibi. sevgilim ve annesinden para istiyorum. | Open Subtitles | وكأنني طفل خائف يجب أن أطلب من عشيقتي و أمها النقود |
| Evet, kendisiyle her gün iletişim kuruyoruz ama hayır, kendisi sevgilim değil. | Open Subtitles | ونعم , نحن نتواصل بشكل يومي لكن لا , انها ليست عشيقتي |
| Ve farkına vardım ki arkadaşlarımın kız arkadaşım hakkında düşündükleri fark etmezdi. | Open Subtitles | وقد ادركت ، انه ربما لا يهم ما يعتقدوه أصدقائي حيال عشيقتي.. |
| Karımı ve kızlarımı kaybettim tek seferlik metresim, oğlum babamın gerçek babam olmadığını öğrenmem ve şimdi de işimi kaybettim. | Open Subtitles | لقد خسرت زوجتي , و ابنتاي عشيقتي الوحيدة , و ابني و اكتشفت بأن أبي ليس هو أبي الحقيقي |
| Çok âşık ve gözümün başkasını görmediği sevgilimi çok özlüyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أفتقد عشيقتي التي أنا واقع في حبها بشدة |
| Sonra kendisine, sevgilim olma fikrini kabul edip etmeyeceğini sordum. | Open Subtitles | و سألتها ان كانت لا تفضل فكره أن تكون عشيقتي |
| Ben 18 yaşında ve oldukça yakışıklıyken ilk sevgilim beni aldatmıştı. | Open Subtitles | في الثامنة عشر، حين كنت حسن المظهر, خانتني عشيقتي الأولى. |
| Baksana, sen... ondan şüpheleniyorsun çünkü şu anda benim sevgilim. O kadar belli ki. | Open Subtitles | أنت ترتابين بها لأنها عشيقتي الآن هذا واضح |
| Eski sevgilim, uğruna bei terk ettiği kişiyle ikimizi idare ediyordu. | Open Subtitles | عشيقتي السابقة قامت بخيانتي مرتين مع المرأة التي تركتني من أجلها، لذا |
| sevgilim buradaymış. | Open Subtitles | ها هي عشيقتي أيّما تريدينه الليلة، أنا له. |
| Ama hayatım çok karışıktı. Ailem, kız arkadaşım... kendimi çok baskı altında hissediyordum. | Open Subtitles | كان ثمة الكثير من الضغط من أبواي، عشيقتي |
| Sonunda, kız arkadaşım baş düşmanım baş düşmanım, en iyi arkadaşım ...ve en iyi arkadaşım, kız arkadaşım oldu. | Open Subtitles | لذا في النهاية, عشيقتي أصبحت عدوّتي اللدودة عدوّي اللدود أصبح صديقي المفضّل وصديقتي المفضّلة أصبحت عشيقتي |
| Yeni kız arkadaşım daha önce sünnetsiz bir erkekle birlikte olmamış. | Open Subtitles | عشيقتي الجديدة لم تواعد رجلاً غير مختون من قبل |
| Eğer seni memnun edecekse söz veriyorum senden başka metresim olmayacak. | Open Subtitles | إذا كان يسرك أن تكوني حقيقةً عشيقتي وصديقتي الوفية أمنحيني نفسك جسداً وروحاً أعدك بأنك ستكوني عشيقتي الو حيده |
| Merak ediyorum da acaba benim metresim olmak ister miydin? | Open Subtitles | عم؟ كنت اتسائل لو كنت تحبين أن تكونى عشيقتي |
| Bayan Roussello artık resmen benim metresim. | Open Subtitles | الآنسة روسلو تعتبر عشيقتي الرسمية الأن ..يؤسفني السماع بأن |
| Benden eski sevgilimi, yeni sevgilisiyle bir kostüm partisine gelmek için ikna etmemi istiyorsunuz. | Open Subtitles | تريدونني أن أقنع عشيقتي السابقة من أجل تذهب لحفلة تنكّرية مع عشيقها الجديد |
| Hayır, hayır, geldin işte. Seni yeni kız arkadaşımla tanıştıracağım birazdan. | Open Subtitles | لا ، عليك فعل هذا ، هذه كل الفكرة عليك أن تقابل عشيقتي الجديدة |
| Kız arkadaşımı çalmaya kalkışan beş para etmez herif buradaymış. | Open Subtitles | إذاً، أيظن التفاح الفاسد أن بإستطاعته سرقة عشيقتي ؟ |
| Ama kız arkadaşımın arkadaşlarım hakkında ne düşündüğü çok önemli. | Open Subtitles | ولكن بالتأكيد هو أمر مهم ما تعتقده عشيقتي حيال أصدقائي.. |
| eşim ve hizmetkarıyla yolculuk ediyorum ve yolculuk edecek birilerini arıyoruz. | Open Subtitles | كنت مسافرا مع عشيقتي ولها خادم الصبي، والبحث عن شركة جديدة. |
| Seninle ön sevişmeye bayılıyorum, aşkım. | Open Subtitles | أحب مداعبتكِ يا عشيقتي |
| Metresimi görmeye gittim. | Open Subtitles | ذهبت لرؤية عشيقتي |
| Liseli sevgilimle evlendim. - İlişkimiz sürmedi. | Open Subtitles | وتزوّجت عشيقتي من الثانوية ولم ينجح زواجنا |
| Teşekkür ederim, Metres. | Open Subtitles | شكرا لكِ عشيقتي |
| Çünkü kendisi sevgilimdi ve bundan memnundum. | Open Subtitles | لإنها كانت عشيقتي وكانت علاقتنا جيدةً |
| Bay Meade sevgilimin patronunun babası olarak benim için çok mühimdi. | Open Subtitles | نعم سيد "ميد" كان يعني لي الكثير كان اب رئيس عشيقتي |
| "Walking My Baby"yi izliyordum. | Open Subtitles | " كنت أشاهد فيلم " خذ عشيقتي في نزهة |