| Ona zencefilli gazoz verdim ve öylesine bir şeyler konuşmaya başladım ama ben konuşurken, zencefilli gazozdan hapşırdı. | TED | أعطيته مِزْر زنجبيل وبدأت أتحدث عن لا شيء محدد، ولكن أثناء حديثي، عطس من مِزْر الزنجبيل. |
| 12:45'de hapşırdı, ama gözlerini kırpmadı bile. | Open Subtitles | في الثانية عشرة و خمس وأربعون دقيقة عطس,ْ |
| Bu yüzden bağışıklık sistemin bir işe yaramıyor, ...yüzüne biri hapşırsa hasta oluyorsun. | Open Subtitles | لذا فأنت مريض لأن جهازك المناعي كله متعطل و هناك من عطس بوجهك |
| Biri hapşırmış olmalı diye düşünüyorum. | Open Subtitles | أعتقد أن أي شخص عطس. ركضت من خلال CODIS. |
| Demek istediğiniz onlara haklarını okumak, sivil sorgu yapmak ya da birileri Kur'an'ın üzerine hapşırırsa özür dilemesi gibi mi? | Open Subtitles | ماذا، تقصد،مثلاً، قراءة حقوقهم، أو إعطائهم المحاكمات المدنية أو الاعتذار في كل مرة شخص ما عطس على المصحف؟ |
| Mesele o Japon şiirleri. Adı hapşırık gibi olanlar. | Open Subtitles | مثل تلك الأشعار اليابانية والتي يبدو اسمها وكأن أحد عطس |
| İkinci kez hapşırır yine sorun yoktur. | Open Subtitles | عطس مرّة ثانية، ومجدّداً، كلّ شيء على مايرام. |
| Brian, yanındayken yalandan aksırsam ömrünün kalanını dışarıda geçirirsin. | Open Subtitles | براين , كل مايجب أن أفعله هو أبدأ أزيف عطس من حولك وأنت ستقضي بقية حياتك في الخارج |
| Sanırım bu bir uyarıdan çok hapşırma sesiydi. | Open Subtitles | اعتقد ان هذا كان عطس بدلا من صرخة تحذير. |
| Yani bilirsin, sana ödül olsun diye getirdim, garson üzerine hapşırdığı için değil. | Open Subtitles | لحصولك على الجائزة ليس لأن فتى التوصيل عطس عليها |
| # Ve filin hortumuna atladı Fil hapşırdı ve dize geldi # | Open Subtitles | وقفز على الجذع الفيل. عطس الفيل وسقط على ركبتيه |
| hapşırdı ve tüm dikişleri attı. | Open Subtitles | عطس فخرجت كل الدبابيس الجراحية |
| Dedem bir keresinde hapşırdı ve şimdi N harfi gibi duruyor. | Open Subtitles | عطس جدي مــرة N" وهو الآن يبدو مثل حرف الـ". |
| Bakın, bakın! Köpecik hapşırdı! | Open Subtitles | انظروا ، الكلب عطس |
| hapşırdı ve annesini korkuttu. | Open Subtitles | لقد عطس وأخاف أمه الباندا |
| hapşırdı. Sedece allerji olabilir. | Open Subtitles | لقد عطس ربما هي حساسية فقط |
| hapşırsa bile mendil ve kelepçeyle karşısına dikiliriz. | Open Subtitles | اذا عطس حتى سنكون هنالك مع مناديل واغلال |
| Bu yüzden bağışıklık sistemin bir işe yaramıyor, ...yüzüne biri hapşırsa hasta oluyorsun. | Open Subtitles | و تطورت لمرض الأيدز لذا فأنت مريض لأن جهازك المناعي كله متعطل و هناك من عطس بوجهك |
| Birisi buraya mı hapşırmış? | Open Subtitles | شخص مـا عطس علـى هذا ؟ |
| Eğer biri yanında hapşırırsa, bana raporu gelir. | Open Subtitles | إذا عطس شخص بجانبها , يصلنى تقرير بذلك |
| Soğuk algınlığına bağlı şiddetli bir hapşırık, tat alma bozukluğunu da açıklar. | Open Subtitles | وقد عطس كثيراً نتيجة الزكام ممّا أثّر على حاسة الذوق لديه |