| Kilikyalı korsanlarla küçük bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | لقد عقدت إتفاق صغير مع القراصنة الصقليين |
| bir anlaşma yaptım. Sözümden geri dönecek değilim. | Open Subtitles | عقدت إتفاق, أنا لن أقوم بالتراجع عن كلماتي |
| O yüzden, Görevli General'le bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | لقدّ عقدت إتفاق مع المُفوضّ العام |
| Wilkes ile gizli bir anlaşma yapmış. | Open Subtitles | لقد عقدت إتفاق في الخفاء مع (ويلكس) |
| Çünkü beni ele vermek için Federal ajanlarla anlaşma yaptın. | Open Subtitles | لأنك عقدت إتفاق مع تلك العميلة الفيدرالية لخيانتي وتسليمي |
| Ve onunla bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | وقد عقدت إتفاق معه |
| Ama bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | ولكنى عقدت إتفاق معهم |
| bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | لقد عقدت إتفاق |
| Mei Lyn ile bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | (لقدت عقدت إتفاق مع (ماي لين |
| Sirota ile bir anlaşma yaptım. | Open Subtitles | (عقدت إتفاق مع (سيروتا |
| Kate bir anlaşma yapmış olmalı. | Open Subtitles | لابُد أن (كيت) عقدت إتفاق معه |
| Şeytanla anlaşma yaptın. | Open Subtitles | لقد عقدت إتفاق عن طيب خاطر مع الشر |