| Bölge savcılık ofisinin mahkum ettiği adamlarımın aldığı toplam hapis cezası. | Open Subtitles | إجمالي مدة عقوبة سجن الرجال، رجالي، الذين اتهمهم مكتب المدعي العام |
| Silah suçundan 5 yıl hapis yattı ve suikast düzenlemeden de şartlı tahliye edilmiş. | Open Subtitles | أقرّ بالتهم الثلاثة. قضى عقوبة سجن بتهمة حمل مُسدّس وهو حالياً بإطلاق سراح مشروط بتهمة التآمر للتوزيع. |
| Eğer iş birliği yapıp bana yardım edersen bu uzun hapis cezasını bir nebze olsun indirirdi. | Open Subtitles | والذي سيساعد على تخفيض ما هو واضح بأنك ستتلقى عقوبة سجن طويلة |
| Sendeki sabıkayla 25 yıl ila müebbet hapis yatarsın. Sadede gel. | Open Subtitles | ومع سجلك الجنائي، فتوقعي عقوبة سجن من 25 سنة إلى مدى الحياة |
| "vay canına, yoksa hapis cezamı mı onayladım kendim için?" gibi oldum. | Open Subtitles | ياللهول! يالها من عقوبة سجن قمت بتسجيل نفسي بها |
| 20 yıl hapis cezası alabilirim gayrimenkul ve şahsi mallarımı kaybedebilirim 250 bin dolar cezaya çarptırılabilirim. | Open Subtitles | قد أتلقى عقوبة سجن لـ20 عاماً، مصادرة مدنية للعقارات والممتلكات الشخصية... وغرامة بقيمة 250 ألف دولار. |
| Ömür boyu hapis, evlilik aynen bu. | Open Subtitles | انه عقوبة سجن مؤبد. هذا هو الزواج. |
| Bana hapis gibi geldi. Yasadışı! | Open Subtitles | يوجد عقوبة سجن لذلك، هذا غير قانوني |
| Eric Lawrence. 25 yıl hapis yemiştin bir adamın boynu kırılana kadar telefon avizesiyle kafasını parçalamıştın. | Open Subtitles | أيريك لورانس) لقد كنتَ تواجه عقوبة سجن 25 عاماً، في سجن (سينغ سينغ) |
| Ve Tara'nın anlaşması, söz verdiğim gibi hapis yatmayacak. | Open Subtitles | وإتفاق " تيرا " كما وعدت لا عقوبة سجن |
| Ve hatta hapis. | Open Subtitles | وحتى عقوبة سجن . |
| hapis cezası. | Open Subtitles | عقوبة سجن |