| Çocuğun, öbür çiftin oğlu olmadığını nereden biliyorsunuz? | Open Subtitles | كيف علمتم أن الطفل ليس ابن الزوجين الآخرين ؟ |
| biliyorsunuz ki bu bir R. | TED | لذا فقد علمتم أن ذلك حرف راء. |
| Anlamıyorum. Gölgeler Kitabını aradığımı nereden öğrendiniz? | Open Subtitles | أنا لا أفهمكيف علمتم أننيّ أبحث عن كتاب الظلال المحسوبة؟ |
| Bir yakın dönem çalışmasında, insanlara bir köpek sahibi olacaklarını farzetmelerini söyledik. Özel bir cins seçtiniz, alacağınız cinsle ilgili bazı yeni bilgiler öğrendiniz. | TED | في دراسة حديثة , سألنا الناس عما إذا كانت رغبتهم في إمتلاك كلب . وإخترتم نوع من سلالة معينة , علمتم بعض المعلومات الجديدة عن تلك السلالة المعينة . |
| Sinir köprüsünü aldığında ne kadar risk aldığını biliyordu. Hepiniz biliyordunuz. | Open Subtitles | لقد علم بالمخاطر قبل اخذ الجرعة كلكم علمتم |
| Orada olacağını nereden bildiniz? | Open Subtitles | حسنا . كيف علمتم بأنه سوف يكون هناك ؟ |
| Ben olmasam, milyonlarca dolarlık senetten haberiniz bile olmazdı. | Open Subtitles | ما علمتم بأمر ملايين الدولارات قيمة هذه السندات |
| Politika hakkında en ufak bir şey bilseydiniz bunun doğru olmadığını bilirdiniz. | Open Subtitles | إن علمتم ايّ شيئ بشأن السياسة سوف تعرفون ان هذا ليس صحيح |
| Çünkü bilebileceğiniz kadarını biliyorsunuz. | Open Subtitles | لأنكم علمتم قدراُ كافياً من المعلومات |
| - Kayıp olduğunu nereden biliyorsunuz? | Open Subtitles | وكيف علمتم عن إختفائه؟ |
| - Siz bu hikayeyi nereden biliyorsunuz? | Open Subtitles | كيف علمتم بأمر هذه القصة؟ |
| Burada olduğumu nereden biliyorsunuz? | Open Subtitles | وكيف علمتم بانني هنا؟ |
| Ne demek istediğimi biliyorsunuz. | Open Subtitles | لو علمتم ما أقصد. |
| Siz nereden biliyorsunuz? | Open Subtitles | ماذا؟ كيف علمتم بالأمر؟ |
| Hem burada olduğumuzu nereden öğrendiniz? | Open Subtitles | كيف علمتم بوجودنا هنا ؟ |
| Havuzdaki adamın kim olduğunu öğrendiniz mi? Evet, Madge. | Open Subtitles | هل علمتم من كان فى المسبح ؟ |
| -Nasıl öğrendiniz hemen? -Hiç bana bakma. | Open Subtitles | -كيف علمتم بشأنها بهذه السرعة؟ |
| Aşağıda bir şeylerin olduğunu biliyordunuz ve buna rağmen onları gönderdiniz! | Open Subtitles | لا تستعيده علمتم بوجود شئ هناك و مع ذلك أرسلتوهم |
| Parayı oğlu için kullanabileceğini biliyordunuz, ve üç silahlı ekip üyesine karşı, pek fazla seçeneği yoktu. | Open Subtitles | علمتم أنّ بإمكانه إنفاق المال من أجل إبنه، وضد ثلاثة أعضاء طاقم مسلحين، لم يكن يملك خيارا، |
| Madem biliyordunuz, neden ilgi göstermediniz? | Open Subtitles | إذا علمتم ذلك فلماذا لم تعيراني الإهتمام ؟ |
| Burada olduğumuzu nereden bildiniz? | Open Subtitles | كيف علمتم بشأن مكات تواجدنا هُنا |
| Ama bir erkek kardeşim olduğundan haberiniz var mıydı? | Open Subtitles | لكن هل علمتم ان لدي أخاً ؟ |
| Eğer resminizi yok paraya sattığınızı bilseydiniz... bununla nasıl yaşardınız? | Open Subtitles | إذا علمتم أنّكم بعتم لوحة قيّمة بلا شيء، كيف يمكنكما العيش مع هذا؟ |