ويكيبيديا

    "علمتَ" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • biliyordun
        
    • bildin
        
    • anladın
        
    • öğrendin
        
    • bildiniz
        
    • biliyordunuz
        
    O lanet kitaptan alıntı söylediğinde bu işin riskli olduğunu biliyordun. Open Subtitles لقد علمتَ بوجود مخاطر عندما اقتبست ذلك الهراء من ذاك الكتاب
    Seni aşağı çekmelerine izin vermezsen böyle bir hayat inşa edebileceğini biliyordun. Open Subtitles علمتَ أنك تستطيع بناء حياة كهذه إن لم تدعهم يسحبوك للأسفل معهم
    Sigorta şirketinin, senin ölüm uçuşu yaptığını bilselerdi parayı ödemeyeceklerini biliyordun. Open Subtitles علمتَ أن اذا علمت شركة التأمين أنك خططت لموتك لن يدفعوا لك
    Beraber görev yaptığımızı nereden bildin? Open Subtitles كيف علمتَ بأننا خدمنا معاً ؟
    O kaltağın tehlikeli olduğunu nasıl anladın? Open Subtitles كيف علمتَ بأنّ تلك المجنونة تشكّل خطرًا؟
    - Dedemin kötü biri olduğunu ne zaman öğrendin? Open Subtitles متى علمتَ أن جدّي سيء ؟ ماذا ؟
    O gece tekneye gittin, çünkü yalnız olacağını biliyordun. Open Subtitles لقد ذهبتَ إلى يخته تلك الليلة لأنكَ علمتَ بأنه سيكون بمفرده
    Böyle düşüneceğimi biliyordun. O yüzden neden hayal kırıklığına uğradığını anlamış değilim. Open Subtitles علمتَ أنّني سأفكر هكذا وهذا يجعلني أتساءل لم تبدو محبطاً
    Beğenmeyeceğimi biliyordun, ama beğendiğimi söyleyeceğimi düşündün. İşte olan şey bu. Open Subtitles علمتَ أنّني لن أعجب بها، لكنّكَ خلتُني سأقول العكس
    İçinde bir yerlerde, ta başından beri bu işin nasıl biteceğini biliyordun. Open Subtitles و عند مرحلةٍ ما، علمتَ كيف لهذا أن ينتهي
    Gelmemi istediğinde, onunla görüşmen gerektiğini de biliyordun. Open Subtitles ولكنكِ علمتَ أنه يجب عليك أن تتحدث معه عندما طلبت مني أن آتي
    Kestirmeden gittiğini biliyordun ama umursamadın. Çünkü rozeti daha çok istiyordun. Open Subtitles علمتَ بأنّك تسلك طريقاً مختصراً، لكن لم تهتمّ لأنّك رغبت بالشارة أكثر.
    Teknede o gece, ...cadı avcısının bana zarar vermeyeceğini biliyordun, ...çünkü senden korktuğunu biliyordun. Open Subtitles على ذلكَ القارب تلكَ الليلة لقد علمتِ أن صائدي السحرة لن يقوموا بإيذائي لأنكِ علمتَ أنهُ كانَ خائفاً منكِ
    Onun ne kadar özel olduğunu biliyordun. Her zaman onu koruyacağını düşünmüştüm. Open Subtitles علمتَ كم كانت مميّزة، ولطالما خلتك تحميها
    - İspanyolca öğrenmesini istediğimi biliyordun. Open Subtitles علمتَ بأنني أردته أن يتعلم الأسبانية
    Bu günün geleceğini biliyordun. Open Subtitles اسمع ، لقد علمتَ ان هذا اليوم آت
    Orada olduklarını nereden bildin? Open Subtitles كيف علمتَ بوجودهما بالأسفل؟
    Bacağımda mermi olduğunu nereden bildin, Richard? Open Subtitles كيف علمتَ بوجود رصاصة في رِجلي، (ريتشارد)
    Anlamıyorum. Burada olduğumu nereden bildin? Open Subtitles لا أفهم، كيف علمتَ بمكاني؟
    Bir şeyi merak ediyorum, sen nasıl oldu da onun hâlâ suç mahalinde olduğunu anladın? Open Subtitles ما لا يمكنني فهمهُ هوَ كيفَ علمتَ أنها لا تزال في موقع الجريمة
    Mahkum olduğunu nereden anladın? Open Subtitles كيف علمتَ أنّه كان سجيناً؟
    Malcolm Lloyd'un cenazesini senin kaldırdığını biliyoruz. Haritayı da o zaman öğrendin. Open Subtitles ونعلم أنّك أعطيتَ (مالكوم لويد) طقوسه الأخيرة هذا عندما علمتَ حول الخريطة
    Tanrım, sizi babanızın cenazesinden beri görmemiştim. Burada olduğumu nereden bildiniz? Open Subtitles ربّاه، لم أركَ مذ جنازة والدكَ، كيف علمتَ بوجودي هنا؟
    Bildiğiniz zaman desteğiniz için engel olacağımı biliyordunuz. Open Subtitles و لقد كنتَ تريد مني القفر من خلال الأطواق لـتأييدكَ عندما علمتَ بذلك

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد