Harry'nin hapiste kaldığını biliyor muydun? | Open Subtitles | هل كنتما على علم بأنه قضى فترة في السجن ؟ |
Yapar, çünkü bebeğin babasının kendisi olmadığını biliyor. | Open Subtitles | لقد فعل لأنه علم بأنه ليس والد الطفل الذي تحملينه في أحشائك |
Donanma Wallace'ın ay ışığında süper kahramancılık yaptığını biliyor muydu? | Open Subtitles | هل البحرية كانت على علم بأنه يعمل ليلاً... كبطل خارق؟ |
Hayır, protein olduğunu biliyordu ama nereden geldiğini bilmiyordu. | Open Subtitles | كلا، علم بأنه بروتين ولكنه لم يعلم من أين يأتي |
Evet, ama ateş eden bir silah bulması geerektiğini de biliyordu, dolu ya da değil. | Open Subtitles | أجل لابد أنه علم بأنه سيقتل من حمل سلاح سواءً معبأ أم لا |
Beyaz Mike uzun zamandır orada olduğunu biliyordu ve telefonunun kapalı olduğunu fark etti. | Open Subtitles | وايت مايك علم بأنه استغرق هناك وقتا طويلا , وأدرك بأن هاتفه كان مقفلا |
Lütfen, herkes biliyor ki, aşilinden sonra oyun bitmişti. Yaralanmanın nedeni, göğüslerinin olmasıydı, dengeni bozdu. | Open Subtitles | رجاءً ، الكل علم بأنه بعد إصابتك بوتر العرقوب كل شيء انتهى و مع الإهانة لإصابتك أنت تمتلكين أثداء و هذا أثر على توازنك. |
Siz biliyor muydunuz? | Open Subtitles | أنتظر ، هل كنت على علم بأنه توأم؟ |
9 saat sonra öleceğini biliyor. | Open Subtitles | على علم بأنه سوف يموت خلال 9 ساعات |
Eğer Dan Walsh'ın cesedinin bulunması kurbanımızın öldürülmesine neden olduysa o zaman en azından biri onun farklı kimlik altında yaşadığını biliyor olmalı. | Open Subtitles | إن كان اكتشاف جثة (دان والش) قد روّج لمقتل ضحيتنا، حينها على الأقل شخص آخر قد علم بأنه كان يعيش تحت هوية مفترضة |
Hitler'le tek basina mücadele etmek zorunda kalacagini biliyor. | Open Subtitles | فقد علم بأنه سيحارب هتلر وحده |
Amcam, o köpeği çok severdi ama haddinin bildirilmesi gerektiğini biliyordu. | Open Subtitles | عمي أحب ذلك الكلب لكنه علم بأنه ينبغي عليه قتله |
Cinayeti biliyordu, hükümetinizin bu işin içinde olduğunu da. | Open Subtitles | ، علم بأنه بمجرد إرتكاب الجريمة ستعتبره الحكومة تفصيلة غير مُهمة |
Belki Yarbay Sheppard'ın iyileşmesinin daha çok zaman alacağını biliyordu. | Open Subtitles | ربما علم بأنه قد يتطلّب بعض (الوقت لتعافي الكولونيل (شيبارد |
Üzerine kan bulaşacağını biliyordu. | Open Subtitles | علم بأنه سيتلطخ بالدم هذه المرة |
Honda ile her zaman kazanabileceğini biliyordu. | Open Subtitles | مع "هوندا" ، لقد علم بأنه بإمكانه الفوز دائما |
Dean Masters listende olduğunu biliyordu. | Open Subtitles | دين ماسترز علم بأنه على قائمتك |
Bunu o da biliyordu. | Open Subtitles | هو علم بأنه سيحدث. |