| Seni buraya getirdiğim için... | Open Subtitles | على إحضارك إلى هنا |
| Bay Crawford, sizi tekrar buraya getirdiğim için üzgünüm. | Open Subtitles | {\pos(190,210)}. (آسفة على إحضارك هُنا مجدّداً، سيّد (كروفورد |
| Jane, seni buraya getirdiğim için özür dilerim. | Open Subtitles | أنا آسف يا (جين) على إحضارك إلى هُنا ، حسناً ؟ |
| Sorun değil. Onun eşyalarını getirdiğiniz için teşekkürler. | Open Subtitles | لم تكن مشكلة شكرا لك على إحضارك لأشياءه |
| Şerif, kızınızı getirdiğiniz için sağ olun. | Open Subtitles | أيها المأمور، شكراً على إحضارك إياها. |
| Sizi buraya sürüklediğim için üzgünüm ama otopsi sırasında rahatsız edici bir bulguya rastladım. | Open Subtitles | آسفٌ على إحضارك إلى هنا لكنني لاحظت شيئًا مزعجًا أثناء تنفيذ عملية التشريح |
| Sizi ilâveten sorgulamak amacıyla buralara sürüklediğim için üzgünüm, Bay de Winter. Bay Tabb'in dediğini duydunuz. | Open Subtitles | أنا أسف على إحضارك لإستجواب آخر " يا سيد "دى وينتر |
| Sizi ilâveten sorgulamak amacıyla buralara sürüklediğim için üzgünüm, Bay de Winter. | Open Subtitles | أنا أسف على إحضارك لإستجواب آخر " يا سيد "دى وينتر |