| Hiç yüksek ve rüzgârlı bir tepede durup meşe palamutlarının düşüp yuvarlanmasını dinlediniz mi? | Open Subtitles | هل وقفت على تلة عالية مليئة بالريح و سمعت صوت سقوط الجوز ودحرجته؟ |
| King's College'den iki öğrenci -- sonradan Columbia Üniversitesi oldu -- bir tepede oturup vadiyi seyrediyorlar. | TED | هولاء طالبان من جامعة كنيج -- المعروفة حاليا بجامعة كولمبيا -- جالسون على تلة مطلة على وادي. |
| tepede bir lânet olduğunu yazıyor. | Open Subtitles | إنها تقول هناك لعنة على تلة المدفن |
| su aptal tepeden asagi indim ve market alisverisi yaptim. | Open Subtitles | لقد تجولت على تلة سخيفة وذهبت لتسوق البقالة. |
| Şu aptal tepeden aşağı indim ve market alışverişi yaptım. | Open Subtitles | لقد تجولت على تلة سخيفة وذهبت لتسوق البقالة. |
| Otuz beyaz at bir kızıl tepede | Open Subtitles | ثلاثون خيلًا بيضاء على تلة حمراء |
| İki yıl önce tepede dizimi fena yaralamıştım. | Open Subtitles | أنا مارس الجنس ركبتي على تلة قبل عامين. |
| - Hayır, bir tepeden yuvarlanmak istemiyorum. | Open Subtitles | , أنا لا أريد أن يحصل تدحرجت على تلة. |
| - Birlikte bir tepeden aşağı kayıyorduk. | Open Subtitles | اسقطنا على تلة معا. |