Zaten hep içinde olan gerçek seni gördüklerinde herkes seni sevecek. | Open Subtitles | سيحبك الجميع عندما يراك على حقيقتك الفتاة التي كانت في صميمك منذ البداية |
İnan bana, Ben gerçek seni ortaya çıkartacak kişiyim. | Open Subtitles | ثقي بي , أنـا الوحيد الذي سيظهرك على حقيقتك |
Ve seni seven ve olduğun gibi kabul eden herkes de yardım edecek. | Open Subtitles | وكذلك جميع من يحبك ويقبلون بك على حقيقتك |
Doğru bakış açısına sahip birini. - Seni olduğun gibi görecek birini. | Open Subtitles | شخص بوجهة نظر صحيحة، شخص سيراك على حقيقتك. |
Gerçek yüzünü hiç göstermediğin için mi? Sebebi bu mu? | Open Subtitles | لأنك لم تدعيني أراك على حقيقتك أهذا هو السبب ؟ |
Seni kameralar olmadan görmek istedim gece için Gerçek yüzünü taktığında, gözlerine bakmak istedim. | Open Subtitles | انا اردت ان اراك على حقيقتك حين جهزت وجهك العام لاجل الليل |
Yine bir salaklık yap, Annalise'le Frank'e seni anlatırım. | Open Subtitles | تصرّف كالأحمق ثانيةً وسأطلع (أناليس) و (فرانك) على حقيقتك |
Ailene, arkadaşlarına yalan söyleyebilirsin... aynada kendine söyleyebilirsin ama bana söyleyemezsin... çünkü gerçek seni biliyorum. | Open Subtitles | يمكنك الكذب على أصدقائك وعلى أهلك وعلى المرآة لكن لن تكذبي علي لأنني أراك على حقيقتك |
Belki de içindeki gerçek seni görmesinden korkuyorsundur. | Open Subtitles | ربّما أنت خائف أنها ستراك على حقيقتك هناك. |
Ruhunu açtığında başkalarının gerçek seni görmesi mi yani? | Open Subtitles | تقصدين عندما تكشفين عن نفسك للشخص الاخر وتجعلينه يراك على حقيقتك |
Belki gerçek seni göremediklerindendir. | Open Subtitles | ربما لأنهم لا يرونك على حقيقتك |
Sadece gerçek seni görmek istemiştim. | Open Subtitles | لقد اردت أن أراك فقط على حقيقتك |
gerçek seni tanıyan tek insan benim. | Open Subtitles | أنا الشخص الوحيد الذي يعرفكَ على حقيقتك |
Eğer seni olduğun gibi kabul edip yine de seversem seni, bu beni nasıl biri yapar? | Open Subtitles | إذا وافقت على حقيقتك وأحببتك على أى حال ماذا سيجعلنى ذلك ؟ |
Seni olduğun gibi kabul eden insanların yanında olman lazım. | Open Subtitles | يجب أن تبقى مع أناسٍ يقبلون بك على حقيقتك |
Eğer seni olduğun gibi sevmiyorsa, seni hak etmiyordur. | Open Subtitles | إذا لم تحبّك على حقيقتك فإذن هي لا تستحقك |
Eskiden bana insanların Gerçek yüzünü görmelerinden korktuğunu söylerdin. | Open Subtitles | اتعلمين.. كنتي تخبرينني.. انك كنت خائفه على ان لا يراك الناس على حقيقتك.. |
Gerçek yüzünü görürse bunu kabullenemez. | Open Subtitles | ،إذا ما إطلعت على حقيقتك فلن تستطيعَ أن تتحاش ذلك |
Bugün için öyle. Fakat benim gördüklerimi onlara da göstereceğim yani Gerçek yüzünü. | Open Subtitles | اليوم، سأحرص أنْ يروا الأمور على طريقتي أنْ يروك على حقيقتك |
Yine bir salaklık yap, Annalise'le Frank'e seni anlatırım. | Open Subtitles | تصرّف كالأحمق ثانيةً وسأطلع (أناليس) و (فرانك) على حقيقتك |