| Bir ocak demiri kaptı, onunla kafama vurmaya çalıştı. | Open Subtitles | التقطتت قضيباً معدنياً وحاولت ضربى به على رأسى |
| Tatlım, donumu kafama geçirip eve gelsem bile farkına varmaz. | Open Subtitles | يا عزيزتى لو كنت جئت بملابسى الداخلية على رأسى فلك يكن سيلاحظ |
| Evet, biliyorum, kafama doğru. | Open Subtitles | نعم, أعلم, وتضربى المضرب على رأسى فلقد جربت ذلك |
| Kafamın üstünde dursam daha iyi olur belki. | Open Subtitles | من الأفضل لى أن أقف على رأسى |
| Kafamın üstünde dursam daha iyi olur belki. | Open Subtitles | من الأفضل لى أن أقف على رأسى |
| Saçmalıyorsun. Belki biraz önce kafama beş kiloluk bir küllük yediğim içindir. | Open Subtitles | توم انك تتصرف كشخص مجنون ربما لاننى اخذت ضربه على رأسى |
| - Eh, bu konuda haklı. - Kamyonuyla kafama vurdu. | Open Subtitles | إنه محق فى ذلك- لقد ضربنى على رأسى بشاحنه لعبه- |
| Koridorda kafama metal bir kutuyla vurmuştun ya hani, hatırlamadın mı? | Open Subtitles | اتتذكر فى المدخل عندما ضربتنى على رأسى بهذا الصندوق المعدنى |
| Adamın biri kafama silah dayayıp beni arabamın bagajına tıktı. | Open Subtitles | شخص ما وضع مسدس على رأسى وألقى بى فى صندوق سيارتى |
| Michael ben okuyana kadar, bununla kafama vururdu. | Open Subtitles | مايكل، إعتاد على ضربى به على رأسى مراراً وتكراراً حتى قرأته |
| Ve uyandığımda kafama silah dayıyorum. | Open Subtitles | وأشاهد شركتى تنزل النيران الصديقة وعندما استيقظت بمسدس على رأسى |
| Geçen gün Jay Glazer'la tartıştım ve kafama beş on kere yumruk attı. | Open Subtitles | . لقد كنت أتلاكم مع جاى جلازر فى يوم قريب . ولكمنى بشدة على رأسى على الأقل من 5 الى 10 مرات |