| Bacağıma o izleme şeylerinden takın, böylece evden dışarıya çıkamam. | Open Subtitles | وضع واحد من تلك الأشياء تتبع على ساقي لذلك لا أستطيع الخروج من المنزل. |
| Elini o şekilde Bacağıma koyduğunda erimem mi gerekiyordu? | Open Subtitles | أمن المفترض أن اقع بمجرد أنك وضعت يدك على ساقي هكذا؟ |
| Geceleri sikimi boru bandıyla sağ Bacağıma bantladığımı biliyorsun. | Open Subtitles | أتعلم ، لقد قامت بلصق قذيبي على ساقي اليمنى ليلا مع شريط لاصق. |
| bacağımda çok fena bıçak yaraları var. | TED | لدي بعض الندوب الرهيبة على ساقي أين جرحت نفسي |
| Tek hatırladığım o parlak ışıktı sonra bu şekli bacağımda gördüm. | Open Subtitles | لم أستطع تذكّر أي شيء سوى شعاع ضوئي، وكانت تلك العلامة على ساقي. |
| Hayır... hayır, bacağımın üzerinde değil. | Open Subtitles | لا، لا، ليس على ساقي |
| Bir gece, ördeğin kafası yokken bacağımı becermeye çalışmıştı ve ben izin vermemiştim. | Open Subtitles | في أحد الليالي كانت رأس البطة مقطوعة هو حاول أن يعتدي على ساقي و أنا لم أسمح له |
| Bacağıma sıcak çikolata dökmüştüm. | Open Subtitles | سكبتُ بعضاً من الشكولاته الساخنة على ساقي. |
| Bacağıma sıcak yağ döküyorsun! | Open Subtitles | أنت تسكب زبداً ساخناً على ساقي |
| Bacağıma işedin, değil mi? | Open Subtitles | لقد تبولت على ساقي للتو ، اليس كذلك ؟ |
| Adını Bacağıma dövme yaptırdım. | Open Subtitles | قد وشمت اسمه على ساقي لن تعودا مجددا ؟ |
| Elini Bacağıma yaslamıştın. | Open Subtitles | حينها استقرت يدك نوعاً ما على ساقي |
| Bacağıma sarılan küçük tatlı bal porsuğu. | Open Subtitles | غرير العسل قليلاً لطيف معلقة على ساقي. |
| Ele bakıp, "Bu el, benim bacağımda geziyor olmamalı." diyorum. | Open Subtitles | انظر إلى يدها معتقداً بأنها لا يجب أن تكون على ساقي |
| Ben televizyon seyrederken bacağımda uyuyor. | Open Subtitles | عندما كنتُ أشاهد التلفاز، ينام على ساقي. |
| bacağımda son zamanlarda koyulaşıp şekil değiştiren şey var ya? | Open Subtitles | حسنا، هذا شامة على ساقي التي كانت الحصول على أكثر قتامة وتغيير الشكل؟ |
| Kahretsin. Bir tane de bacağımda var. | Open Subtitles | اللعنة ، لديّ سلاح آخر على ساقي |
| Bayan Roslyn, elleriniz bacağımın üzerinde. | Open Subtitles | السيدة روزلين, يدك على ساقي |
| Bir gece, ördeğin kafası yokken bacağımı becermeye çalışmıştı ve ben izin vermemiştim. | Open Subtitles | في أحد الليالي كانت رأس البطة مقطوعة هو حاول أن يعتدي على ساقي و أنا لم أسمح له |