| Sadece sonuçlara bakıyorsunuz ve eylemin iyi veya kötü olduğunu görüyorsunuz. | TED | وما عليك إلا بالنظر إلى النتائج وترى ما اذا كان ذلك ، عموما ، لشيءٍ جيد أم لشيءٍ أسوء. |
| Sadece okula git. Yalnızca dört saat geç kalmış olacaksın. | Open Subtitles | لا أحد، ما عليك إلا أن تذهب إلى المدرسة إذا أسرعت فلن تكون متأخراً إلا أربع ساعات |
| Sadece okula git. Yalnızca dört saat geç kalmış olacaksın. | Open Subtitles | لا أحد، ما عليك إلا أن تذهب إلى المدرسة إذا أسرعت فلن تكون متأخراً إلا أربع ساعات |
| Taşlarla katedraller inşa edebilirsiniz, nasıl yapılacağını bilmeniz yeter. | TED | يمكن بناء كاثدرائياتٍ إنطلاقاً من الحجارة, ما عليك إلا معرفة ما يُمكنها فعله. |
| Odam her zaman açık. Sana iyi davranılmazsa, haber ver yeter. | Open Subtitles | مكتبي مفتوح دائماّ، إذا لم يتعاملوا معك معاملة حسنة فما عليك إلا أن تخبرني |
| Size yardımı dokunacaksa, onlara ne söylediğim umurumda değil. Bunu biliyorsunuz, değil mi? İstemeniz yeterli. | Open Subtitles | لا أهتم بما يحدث إذا كان فى هذا ما يساعدك أنت تعرف هذا، ما عليك إلا أن تطلب |
| Onu cimnastiğe de götürebilirim, Sadece araman yeterli. | Open Subtitles | يمكنني أن اصطحبها إلى المركز الرياضي أيضا، لا عليك إلا أن تتصل |
| Sadece çok çalışman ve annenle babanın sözünü dinlemen lazım, tamam mı? | Open Subtitles | ليس عليك إلا أن تجتهد في الدراسة وتطيع والديك |
| Bak. Bu lanetolası bir denklem değil. Sadece onlardan birin ele geçir hemen. | Open Subtitles | إسمعي ، هذه ليست معادلة لعينة ما عليك إلا الإتصال بأحدهم حالا |
| Sana kahve yapacağımı söylemiştim, Sadece beklemen gerekiyordu. | Open Subtitles | قلت إنني سأعد القهوة ما كان عليك إلا أن تنتظر. |
| Ayrıca Sadece bir saat olduğu için bir akşama üç tanışma sığdırabilirsiniz ve Sadece saçlarınızı yapıp haftada bir güzel kıyafet seçmeniz yeterli. | TED | إلى جانب ذلك، لأنها ساعة فقط، يمكنك الالتقاء بثلاثة أشخاص في مساء واحد وما عليك إلا القيام بتصفيف شعرك واختيار ملابس أنيقة لمرة واحدة في الأسبوع. |
| Herkes yerini bilir. Sadece sor. | Open Subtitles | .الجميع يعرف مكانه، ما عليك إلا السؤال |
| Bizi ona bırakınca, Sadece kendinle ilgilenmek zorunda kalacaksın ki bu senin hayat tarzın zaten! | Open Subtitles | تستطيع أن تتركنا عندها للاعتناء بنا و بعد ذلك لن يكون عليك إلا الإعتناء بنفسك فقط وهذاهو ما تحبه! |
| Sen ise Sadece geceleri bakacaksın. | Open Subtitles | وما عليك إلا أن تتولّى النوبة الليلية |
| Sadece, göreve hep hazır olmayı ummalısın. | Open Subtitles | "ما عليك إلا أن ترجو أن تكون مستعداً للمهمّة الموكلة" |
| Gördün mü, Sadece denemelisin. | Open Subtitles | هل رأيتي، ما عليك إلا أن تجربي |
| yeter ki kızdan vazgeç. Ne diyorsun? | Open Subtitles | ما عليك إلا أن تُسلمنا الفتاة ، ما رأيك؟ |
| nereye bakman gerektiğini bilsen yeter. N'aber? | Open Subtitles | ما عليك إلا معرفت أين تبحثين، كيف الأحوال؟ |
| yeter ki siz isteyin sultanım. | Open Subtitles | ليس عليك إلا أن تطلبي سماعه، أيتها السلطانة |
| Bu onun zayıf noktası. O noktaya nasıl bastıracağını bilmen yeterli. | Open Subtitles | إنها نقطه ضعفها، ما عليك إلا معرفة كيف تضغطين عليها |