Bak, Benim görevim her yıl belli bir miktar mezun vermek yoksa kapatılabiliriz. | Open Subtitles | عملي هو توزيع عدد معين من الشهادات كل سنة و إلا سيتم إغلاقنا |
Profesyonel bir hipnozcu olarak gerçek problemi görebilmesi için Benim görevim onu derin bir telkin dünyasına sokmak. | Open Subtitles | كمنوِّم مغناطيسي محترف, عملي هو وضعه في حالة سهلة التأثير جداً, لمساعدته على رؤية المشكلة. |
benim işim kalp kime uyuyorsa nakli o kişiye gerçekleştirmektir. | Open Subtitles | اذا توفر قلب ، عملي هو ان اضعه لمن يحتاجه |
benim işim sana yol göstermek gitmesi gereken kişi sensin. | Open Subtitles | عملي هو أن ادل على الطريق وعملك أن تصل للوجهة |
Ben de işimin sarhoş adayın beni ellemesine izin vermek olduğunu düşünmenden korkmuştum. | Open Subtitles | بدا كأنك تظن أن عملي هو أن تلمسني في المصاعد بينما أنت ثمل. |
İşim ince havadan oluşan, bir ulusu inşa etmekle geçen zamanlardır. | TED | بالنسبة لي، عملي هو عبارة عن بناء أمة من لا شيء. |
İşim benim bir parçam gibidir. Ve o parçam olmazsa, ölüden farkım kalmaz. | Open Subtitles | عملي هو جزء مني بدونه سأكون ميت |
Aslında Bart, işim tamamen hesaplama ve mühendislik. Bu patlamanın güvenli olması için her şeyi hesap ediyorum. | Open Subtitles | لكن يا بارت عملي هو الهندسة والقيام بكل الحسابات للتأكد من أن التفجير امن |
Benim görevim masum insanları, askeriyede yüksek kıdem sahibi olup kendine terörist yem arayan Krantz gibi insanlardan korumaktır. | Open Subtitles | و عملي هو حماية الناس الذين يقومون بمحاربة الإرهاب الناس الذين في اعلى مراتب الجيش |
Benim görevim çocuğa göz kulak olmaktı. | Open Subtitles | كان عملي هو مراقبة الشاب و متابعة الأمور من هنا |
Biliyorum ama bazen eğlenceli olmamak Benim görevim. | Open Subtitles | أعلم، ولكن ببعض الأحيان يكون عملي هو ألا أكون مرحة |
Michael, Benim görevim benimki ya da babanınki değil senin kendi hayallerine ulaşman için seni cesaretlendirmektir. | Open Subtitles | مايكل عملي هو تشجيعك لتعيش أحلامك وليس أحلامي ، ولا أحلام والدك |
Onun kalbini kıracak olursan sana kredi vermiş olup olmamam, fark etmez seni mahvetmek Benim görevim olur. | Open Subtitles | اذا فطرت قلبها سواءً منحتك القرض أو لم أمنحك إياه فإنه سيكون بلا فائدة لأني سوف أحرص على أن يكون عملي هو تدميرك |
benim işim de onlara ve Dünya'ya, şampiyon olduğumu hatırlatmaktır. | Open Subtitles | لذا ، عملي هو تذكيرهم و العالم بأسره أنني البطل |
benim işim vuruşu yapmadan önce topa bakmayacak fon müdürünü bulmak. | Open Subtitles | عملي هو مراقبة المدير المالي إذا غفل عن تفصيل قبل المبادلة |
Koleksiyonun iyi durumda olduğunu ve büyüdüğünü kontrol etmek benim işim ve bu da, temelde, ölü hayvan koleksiyonu yapıyorum demek oluyor. | TED | عملي هو التّأكد أنّ المجموعة تبقى على ما يرام، وأنّها تكبر، وهذا يعني أنّني أقوم بجمع الحيوانات الميّتة. |
İnovasyon alanında çalışıyorum ve büyük şirketlerin yeni teknolojileri nasıl uygulayacaklarını şekillendirmek işimin bir parçası. | TED | كما ترون، أنا أعمل في الإبتكار وجزءًا من عملي هو تحديد كيف يمكن للشركات الكبيرة تطبيقات التكنولوجيا الحديثة. |
İşimin gerçeği şu, neredeyse sürekli başarısız olup yine de pes etmiyorum çünkü teleskoplar böyle üretilir. | TED | حقيقة عملي هو أنني أفشل في أغلب الأحيان ومازلت أواصل التقدم، لأن هكذا يتم بناء التلسكوبات. |
Bildiğin gibi, işim imaj satmaktır, ve işimin bir parçası bu imajla beraber yaşamaktır. | Open Subtitles | وكما تعرف، ان عملي هو عبارة عن بيع صورة ما، وجزء من شغلي أن أعيش تلك الصورة. |
Güncel olaylardan haberdar olmanın işim için önemli olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | أجد أنّه من المهم في عملي هو مواكبة الأحداث الجارية |
- Ama, efendim, işim benim hayatım. | Open Subtitles | سيّدي، إنّ عملي هو حياتي |
Ve benim işim tamamen risk değerlendirmesiydi. | Open Subtitles | و عملي هو تقييم المخاطر |