| Ne isterse yerine getirilsin. Gel, yapacak çok işimiz var. | Open Subtitles | فلتحقق له ما طلبه, هيا,لدينا عمل كثير نقوم به. |
| Yapacak çok işimiz var, bu yüzden kısa keseceğim. | Open Subtitles | حضرة السادة لدينا عمل كثير اليوم لذا سألخص بإيجاز |
| Teşekkürler. Yapacak çok iş var, ama hep yapmak istediğim buydu. | Open Subtitles | شكراً لك , إنه عمل كثير لكنه ما أردت عمله دائماً |
| Bu süreci nasıl yararlı bir sürate hızlandırılacağını bulmak için de geriye yapılacak çok iş bırakıyor. | TED | وما زال هناك عمل كثير يتعين القيام به للتوصل إلى كيفية إسراع العملية إلى سرعة مفيدة. |
| Çocukların bana bir striptizci bulması güzel, ama yapacak çok işim var. | Open Subtitles | لان من الجيد للطاقم ان احضر لهم راقصة تعرى وأنا لدى عمل كثير |
| Ceset bulmuşlar. Zaten geri dönmemiz gerekiyordu. çok işim var. | Open Subtitles | علينا أن نعود على أيّة حال فلديّ عمل كثير |
| Şimdi, eğer izin verirseniz, geri dönmem gereken bir sürü iş ve biraz Lionel Richie var. | Open Subtitles | الان , اذا لا تمانعى عندى عمل كثير و قليلا من ليونيل ريتشى لأرجع اليه |
| Bir sürü işim var. | Open Subtitles | لا وقت لعيد الميلاد يا فتى لدي عمل كثير |
| çok fazla ihtisas yapmamış, ya da yapacak çok işi varmış. | Open Subtitles | ليس له خبرة طويلة فى مجاله , وليس له عمل كثير, |
| İyi günler, baylar. Yapacak çok işimiz var. | Open Subtitles | إسعدوا بيومكم أيها الساده لدينا عمل كثير |
| Yapacak çok işimiz var, ve bunu yapmak için çok zamanımız yok, bu yüzden gidelim. Haydi. | Open Subtitles | هناك عمل كثير يجب القيام به ولا يوجد وقت كثير , هيا بنا |
| Çünkü yarışma bir ay sonra ve yapacak çok işimiz var. | Open Subtitles | لأن المسابقة بعد شهر ولدينا عمل كثير نقوم به |
| Bak, acele ettiğim için üzgünüm. Biraz geç geldin ve yapacak çok işimiz var. | Open Subtitles | آسف على الاستعجال بالأمر لكنّك أتيت متأخّراً وأمامنا عمل كثير |
| Pekala, Rachel'ın partisi birkaç saat sonra ve yapacak çok iş var. | Open Subtitles | حسناً ، ستبدأ حفلة ريتشل خلال ساعات ولدينا عمل كثير |
| Yapmam gereken çok iş var. Yarın benim için uzun bir gün olacak. | Open Subtitles | لدي عمل كثير هنا ، ينتظرني يومٌ طويل غدا |
| Yapılacak çok iş var ama karaciğerle uğraşmaya değmez. | Open Subtitles | عمل كثير ، لكنني لا أرى الفائده منه مع هذا الكبد |
| Okadar yorgunum ve yarına o kadar çok işim var ki. | Open Subtitles | انا متعبة جدا.. . لدي عمل كثير اقوم به غدا.. |
| - Ofiste çok işim vardı. - Kendini öldürüyorsun. | Open Subtitles | هناك عمل كثير فى المكتب أنت تقتل نفسك |
| Dinle, gitmem lazım. Yarın yapacak çok işim var. | Open Subtitles | اسمعي, يجب ان اذهب لدي عمل كثير غداً |
| Şimdi otur yerine. Yapılacak bir sürü iş var. | Open Subtitles | الآن اجلس، لديّ عمل كثير يجب إنجازه. |
| - Şu andan itibaren yapacak bir sürü işim var. | Open Subtitles | -ما هي مخططاتك الآن ؟ -الآن لدي عمل كثير للقيام به |
| Sonbahar defileleri de bitti. Yapacak çok fazla işim yok. | Open Subtitles | لأن معارض الموضة للخريف انتهت لذا ليس لدي عمل كثير |
| Yapacak çok işin var. Ve hepsi yarına yetişecek. | Open Subtitles | لديك عمل كثير عليك القيام به و كلّ هته الأعمال هي للغد |