| Size "Zıplayın!" dediğim zaman, "Ne kadar yükseğe?" diye soracaksınız! | Open Subtitles | عندما أقول أقفزوا، تسألون الى أي أرتفاع؟ |
| "Sokak" dediğim zaman, hayvanat bahçesindeki küçük sokakları kastediyorum. | Open Subtitles | عندما أقول شارع, أعني الشوارع الزائفة هنا في الحديقة |
| Bunu söylediğim zaman, insanlar kanseri tedavi etmek için çalıştığımızı zannediyor. | TED | عندما أقول ذلك الآن، يسمعُ أغلب الناس أنني أقول أننا نعمل على علاج السرطان. |
| Deliğe, baş ve işaret parmağını sokacaksın. Üç deyince. Hazır mısın? | Open Subtitles | ستدخلين السبابة والإبهام داخل الثقب عندما أقول ثلاثة، أسمتعدة؟ |
| Ben söylediğimde veya rakibiniz yere düştüğünde duracaksınız. | Open Subtitles | عندما أقول توقفا ستفعلان هذا عندما يسقط أحد عليكما التوقف أيضاً |
| "Git kendini sik" dersem ne olur? | Open Subtitles | إذاً ما الذي سيحدث عندما أقول لك أن تذهب تلعن نفسكَ؟ |
| Ben söyleyince gidebilirsin. Bana bir dikiz aynası getir. | Open Subtitles | أنت سترحل عندما أقول لكّ أحضر لي المرآه الخلفية |
| Sanırım ben hayır dediğim zaman hepimiz adına konuşmuş oluyorum. | Open Subtitles | حسناً أظن أنني أتحدث بلسان الجميع عندما أقول لا. |
| Muz şeklinin sana ne anımsattığını ve "fındıklarla" dediğim zaman kikirdemenin sebebini biliyorum. | Open Subtitles | أعرف بماذا يذكرك شكل الموزة وأعرف عندما أقول جوز فهذا يجعلك تقهقه |
| Ama diğerleri bunu yapmazdı dediğim zaman bana inanmalısın. | Open Subtitles | لكن صدقنى عندما أقول إن الآخرين لن يفعلوا ذلك. |
| Mesela ben 8e 3 dediğim zaman ... çocuklar bunun sağda bir piliç var anlamına geldiğini bilir. | Open Subtitles | في السنة الماضي عندما أقول الثامنة والثالية فعلى الرجال أن يذهبوا الى اليمين |
| Bir, iki , üç dediğim zaman bütün gücünle kaldıracaksın. | Open Subtitles | و الآن أمسك هذه العربه و عندما أقول ثلاثه إرفعها بأقصى قوه هل فهمت؟ |
| Sana bir şey dediğim zaman bana güven eğer arabadan çıkmazsan beni "beş" derken duyamayacaksın. | Open Subtitles | ثقي بيّ عندما أقول لكِ إذا لم تخرجي من السيارة، لن تسمعي مني الرقم خمسة |
| Bu savaş, ben bittiğini söylediğim zaman bitecek. | Open Subtitles | هذه المعركةِ انتهت عندما أقول بأنها انتهت |
| "Bu yüzden seni affettiğimi söylediğim zaman sesimdeki gücü duymanı istiyorum çünkü seni seviyorum." | Open Subtitles | لذا أريدك ِ أن تصغى إلى القوة الكائنة بصوتى عندما أقول لك ِ إنى أسامحكِ لأننى أحبك ِ |
| Bir kadına yalan söylediğim zaman kafa sallayıp onaylayacaksın. | Open Subtitles | عندما أقول كلاما غير صحيح هز رأسك و وافقني على كلامي |
| - Pekâlâ ben kaburga deyince siz de pirzola deyin! | Open Subtitles | حسناً، عندما أقول ضلع العين، قولوا ستيك ضلع العين |
| Benim için çalıştığında, ancak Ben söylediğimde ayrılabilirsin. | Open Subtitles | -عندما تعملى معى تغادرى عندما أقول تغادرى |
| New York'lular demir bir çubukla bile alem yapabilirler dersem sanırım hepimizin adına konuşmuş olurum. | Open Subtitles | أعتقد أنني أتكلم نيابة عن الكل عندما أقول سكّان نيويورك يُمْكِنُ أَنْ يضعوا في مؤخرتهم عامود حديديِ. |
| Ama parayı bu iş için ödedim ve bu iş ben söyleyince bitecek. | Open Subtitles | ولكني دفعت لهذا ، وهو ينتهي عندما أقول ذلك |
| Karınca dediysem, aslında dev karıncalarla boğuşuyorum. | Open Subtitles | عندما أقول قلقاً بسيطاً ، فأنا أقصد به فى الواقع ارتياباً كبيراً و رعباً شديداً |
| Bunu söylerken kötü hissediyorum ama bir tarafım bilincinin yerinde olmamasını umuyor. | Open Subtitles | أشعر بأسى عندما أقول أنني أتمنى أحياناً لو أن تفكيرها غير صافي |
| Sana söylediğimde, sonuna kadar aç. Onu suyla püskürteceğiz. | Open Subtitles | عندما أقول شغله، شغله بأقصى طاقة سيخرجه هذا |