Birbirlerinin çatalından* bira içmeye başladıklarında ben ayrıldım. | Open Subtitles | لقد تركتهم بالضبط عندما بدأوا يشربون البيرة |
Avukatları öldürmeye başladıklarında çizgiyi çektim artık. | Open Subtitles | أعني، عندما بدأوا بضرب المحاميين وقتها قطعت اتصالاتي |
başladıklarında daha fazlaydılar. | Open Subtitles | أؤكد لك، أنه عندما بدأوا كانوا أكثر بكثير. |
Avukatları öldürmeye başladıklarında çizgiyi çektim artık. | Open Subtitles | أعني، عندما بدأوا بضرب المحاميين وقتها قطعت اتصالاتي |
Çünkü test etmeye başladıklarında insanların kendilerinin zehirlendiğini sanmışlar. | Open Subtitles | لأنه عندما بدأوا اختباره، قال الناس أنها جعلتهم يبدون بطوليين أليس كذلك؟ |
Açık konuşmak gerekirse, gerçek mermilerle ateş etmeye başladıklarında çok korkutucu oldu. | Open Subtitles | لأكون صادقا معك، كان الوضع مخيفا عندما بدأوا بإطلاق الرصاص الحيّ على الناس |
Doğu yakasındaki insanlar 1849'da, haberleri ilk duymaya başladıklarında, düşündüler ki, "Ah, bu gerçek değil." | TED | الناس فى الساحل الشرقي عام 1849م، عندما بدأوا يتابعون الأخبار، قالوا "لا، هذا ليس حقيقياً". |
Ortaya çıktı ki Singapur ve Hong Kong gibi şehirler başladıklarında sahip oldukları toprağın değerinden büyük kazanç çıkarttıkları ortaya çıktı. | TED | تبين ان سنغافورة وهونغ كونغ والمدن التي حققت مكاسب ضخمة على قيمة الأرض التي يمتلكونها عندما بدأوا . |
40lı yıllarda ilk kek karışımlarını yapmaya başladıklarında bu tozu alıp bir kutunun içine koydular ve ev hanımlarına basitçe bir kaba boşaltıp su eklemelerini, karıştırıp fırına vermelerini istediler ve - işte! | TED | عندما بدأوا بخلطات الكعكة في الأربعينيات ، كانوا يأخذون المسحوق و يضعونه في صندوق ، ثم يطلبون من ربات البيوت أن يسكبونه ويحركونه مع قليل من الماء ، يخلطونه ، يضعونه في الفرن ، و تحصل على الكعكة . |