Flagstone'dan gelen demiryolunun batıya devam edeceğini biliyordu. | Open Subtitles | لقد عَلم بان طريق السكة الحديد هذا الذي يمُر بمدينة فلاجستون سوف يمتد الي الغرب |
Hepinizi benden çok daha önce biliyordu. | Open Subtitles | لقد عَلم بوجودكم قبل أن أعرِف بوقتٍ طويل. |
Evet, "böl ve yönet" güzel taktiktir ama kazanmak için bizi saf dışı etmesi gerektiğini biliyordu, değil mi? | Open Subtitles | كان عليه تحقيق مطامحه، ولكنه عَلم بأنه يجب أنّ يتغلب علينا لينتصر، أليس كذلك؟ |
Konserin, Pax River'a taşınabileceğini biliyordu. | Open Subtitles | لقد عَلم أن الحفل سيتم نقله لقاعدة باكس البحرية |
Ridgeway AUTEC için kullanılan paranın hükümet fonlarından geldiğini biliyordu. | Open Subtitles | على أي حال، (ريدجواي) عَلم أن المال أتى من بركة أموال للحكومة مخصصة لدفع رشاوي "أوتيك. |
Belki biri bir şey biliyordu. | Open Subtitles | ربما شخص ما عَلم شيء ما |
Kilgrave cerrahi uyuşturucuyu aldığımı biliyordu. | Open Subtitles | (كيلغريف) عَلم أن لدي مخدرات جراحية |
O biliyordu. | Open Subtitles | لقد عَلم |
biliyordu. | Open Subtitles | لقد عَلم |