| Devletler, küçük işçi dövizlerinin para aklama olmadığının farkına varmalılar. | TED | يجب على الحكومات التمييز أن الحوالات الصغيرة ليست غسيل أموال |
| para aklama, jüri üyelerine sataşma, rüşvet. Uzun zamandır peşindeydik. | Open Subtitles | غسيل أموال , تلاعب بالمحلفين , رشوة نحن نتعقبه منذ فترة |
| Daha sonra çeşitli radikal örgütler için para aklama işine karışmış. | Open Subtitles | ثم اشترك بعد ذلك بعمليات غسيل أموال لعدة منظمات متطرفة |
| Poliste kaydı var. Dolandırıcılık, kara para aklama, saldırı... - Dava dosyalarını arşivden istedim. | Open Subtitles | أخذ ملفات الشرطة ؛ إعتداء ؛ غسيل أموال سأسأل عن ملفات القضية. |
| Seyyar bir para aklamacısı. | Open Subtitles | غسيل أموال متنقل. |
| Uyuşturucu parası aklamak için paravan falan olsa gerek. | Open Subtitles | ربما مجرد واجهة لعملية غسيل أموال تجار المخدرات |
| Aslında kokain kartelinin para aklama yollarını finanse ettiklerini bilmiyorlarmış. | Open Subtitles | ما لم يدركوه كان أنهم كانوا في الحقيقة يستثمرون كوكائيين في مكيدة عصابة غسيل أموال |
| Kesinlikle. Büyük bir para aklama makinası gibi duruyor. | Open Subtitles | بالضبط، تبدو كأنها ماكنة غسيل أموال كبيرة. |
| Sana bağladığım 3 para aklama işinden %15 komisyon aldın be. | Open Subtitles | لأنه لا يمكنك أن تسلم يصبح هذا الحوار لا شيء و كل الوعود تتلاشى لقد جنيت خمسين بالمئة كعمولة من ثلاث عمليات غسيل أموال و أنا من وضعك فيها |
| "Üçüncü kişiler tarafından finanse edilen ayrıntılı bir kara para aklama düzeni." | Open Subtitles | وحدة غسيل أموال معقدة تم" "تمويلها بواسطة طرف ثالث مجهول |
| Ben başlıkların zaten "para aklama Düzeneği Ortaya Çıktı!" olsun demiyorum. | Open Subtitles | لم أقل أن العنوان الرئيسي يجب أن يكون؛ فضح مخطط غسيل أموال! |
| Jones'un FT sunucuları hakkındaki çalışması CIA'in para aklama operasyonuyla çakıştı. | Open Subtitles | عمل جونز على خادوم(ف.ص) تداخل مع عملية غسيل أموال تابعة للإستخبارات؟ |
| Bir de para aklama. Rand'i paravan olarak kullandığını düşünüyorlar. | Open Subtitles | و غسيل أموال يظنون أنك استخدمت "راند" كغطاء |
| para aklama. Orta batı tarzı. | Open Subtitles | غسيل أموال, بالطريقة الغربية |
| Bizce burası, Fausto Galvan'ın para aklama operasyonunun mükemmel bir parçası. | Open Subtitles | نحن نظنّ أنّ هذا المكان هو جزء هامّ من عملية غسيل أموال الخاصّة بـ(فوستو غالفان) |
| Joe, Red Ridge'in Fausto'nun para aklama operasyonunun bir parçası olduğunu söyledi. | Open Subtitles | قال (جو) أن (ريد ريدج) كانت جزء من عملية غسيل أموال تخصّ (فوستو) |
| para aklama olmalı. | Open Subtitles | لابد أن هناك غسيل أموال |
| Esasında bir para aklama operasyonu. | Open Subtitles | إنها أساسياً عملية غسيل أموال |
| para aklama ağları. | Open Subtitles | -و شبكات غسيل أموال |
| Seyyar bir para aklamacısı. | Open Subtitles | غسيل أموال متنقل. |
| - Uyuşturucu parası aklamak? Buna yaşamak mı diyorsun? | Open Subtitles | غسيل أموال المُخدّرات؟ |