| O tuşa bastığında, hemen kapında olacağım. | Open Subtitles | عندما تضغط علي هذا الزر فستجدني عند عتبة بابك |
| Eğer bana ihtiyacın olursa, burada sevgili karınla konuşuyor olacağım. | Open Subtitles | الموجودة بجيبكَ العلوي، إن إحتجتَ إليّ فستجدني هنا أتحدّث مع زوجتكَ الجميلة |
| Fikrini değiştirirsen, otelin önünde olacağım. | Open Subtitles | إذا غيرت رأيك فستجدني أمام الفندق |
| Konuşmak istediğin bir şey olursa... ben burdayım. | Open Subtitles | إن حدث أيّ شيئ تريد ...التكلّم بشأنه فستجدني لكن لو كنت تفضّل |
| Fikrini değiştirirsen, otelin önünde olacağım. | Open Subtitles | إذا غيرت رأيك فستجدني أمام الفندق |
| Fikrini değiştirirsen, Jeremy Bentham adıyla Los Angeles'taki Westerfield otelinde kalıyor olacağım. | Open Subtitles | إن غيّرتَ رأيكَ، فستجدني مقيماً باسم (جيريمي بنثام) في (لوس أنجلوس) في فندق (ويسترفيلد) |
| Ok, bakın ne diyeceğim, eğer soracağınız birşey olursa Yardımcı olmaktan mutlu olurum Hemen şuradayım. | Open Subtitles | حسنا , لو أردت أن تسألني فستجدني هناك |
| Eğer bana ihtiyacın olursa buradayım. | Open Subtitles | وإن كنت بحاجة لي، فستجدني هناك |
| Bana ihtiyacın olursa buralardayım. | Open Subtitles | فستجدني هنا |