| Ben adamı sadece 30 saniye gördüm. Sen de oradaydın! | Open Subtitles | لقد قابلت الرجل مدة 30 ثانية فقط لقد كنت هناك |
| Yüzlerce kez yaptığım bir atlama bu, yani sadece bir burkulma. | Open Subtitles | انها قفزة فقط لقد فعلت ذلك مئات المرات، لذلك مجرد انزلاق. |
| sadece bu var. Duştayken elbiselerini karıştırdım. | Open Subtitles | لا أعلم هذا فقط لقد فتشت ملابسه بينما كان يستحم |
| Hayır. sadece senin ki. Kurulum ekiplerini memleketlerine götürüyor. | Open Subtitles | لا أخذوا ما هو تبعك فقط لقد نصبوا فريقاً في مدخل الجزيرة |
| Mike'a söyle, sadece bir işti. Onu her zaman sevmiştim. | Open Subtitles | قل لمايك أن الأمر كان عن العمل فقط لقد أحببتة دوما |
| sadece 60 gün sürmesi gerekiyordu, Bu koşullarda onaylanmıştı. | Open Subtitles | كان يجب أن يدوم لستين يوماً فقط لقد تم تفعيله تحت هذا الشرط |
| İğrenç değil. sadece uğraşmaması gerektiğinde uğraşmayı denedi. | Open Subtitles | لم يتصرف بحقارة.فقط لقد حاول معكِ عندما كان لا ينبغي منه أن يحاول |
| sadece üçümüz. Bütün işlemleri durdurmak zorunda kaldılar. | Open Subtitles | ثلاثتنا فقط, لقد اضطروا الى اغلاق المصفى بالكامل |
| Ben sadece küçük bir oyuncak hayvan istediğini sanıyordum. | Open Subtitles | جاكي , انه فقط , لقد أعتقدت بأنك أردتيانتضعيحيواناصغيرافقط. |
| sadece sen tüm yaz "Bay Tasarı"ydın. | Open Subtitles | إنه فقط . لقد كنت سيد مشروعاتك طوال الصيف |
| Beni sadece bir parti kraliçesi gibi görebilirsin, ama ben ingiliz ordusunda 32 yıl görev yaptım. | Open Subtitles | أعرف أنك تعتقد أنى عجوز كهل على فعل هذه الأشياء لكن لمعلوماتك فقط لقد أمضيت 32 سنة فى القوات الجوية |
| Mike'a söyle, sadece bir işti. Onu her zaman sevmiştim. | Open Subtitles | قل لمايك أن الأمر كان عن العمل فقط لقد أحببتة دوما |
| Üzgünüm. sadece favori profesörüme selam vermek istemiştim. | Open Subtitles | آسفة , فقط لقد أردت أن أقول مرحباً لأستاذي المفضل |
| Pardon sadece şaşırdım. | Open Subtitles | أنا آسفة , أنا فقط لقد فاجأتيني هذا كل ما ما في الأمر |
| - Hopper, şu anda konuşamam. - sadece dinle. | Open Subtitles | هوبر لا استطيع التحدث الأن أسمعيني فقط لقد تم الايقاع بي |
| Freddy konusunda üzülüyordu, ve ben de güzel birkaç cümle söyledim o da sadece arkadaşça davrandı. | Open Subtitles | وقلت بعض الأشياء لأكون لطيفاً وكانت فقط.. لقد كان ودياً |
| sadece üyelere ait. Bir arıza olmuş. | Open Subtitles | إنه للأعضاء فقط لقد حدث خلل بنظام التشغيل |
| Delia,kız sadece ailesinden değil hayaletlerden de kaçıyor. | Open Subtitles | ديليا إنها لم تهرب من والديها فقط لقد هربت من الأشباح ألا يمكنكِ أن تعلميها ألا تكون خائفة ؟ |
| Hayır. sadece senin ki. Kurulum ekiplerini memleketlerine götürüyor. | Open Subtitles | لا أخذوا ما هو تبعك فقط لقد نصبوا فريقاً في مدخل الجزيرة |
| sadece birbirimizle seks yaptık. | Open Subtitles | لقد مارسنا الجنس مع بعضنا البعض فقط لقد مارسنا الجنس مع بعضنا البعض فقط |