| aynı sıkıcı konulardan bahseden aynı eski suratlar. Düşündüğümden daha moralsizsin. | Open Subtitles | هو سَيَكُونُ فقط نفس الوجوهِ القديمةِ إعادة قولبة نفس المواضيعَ المملّةَ. |
| Yeni, daha seksi bir etiketin arkasında aynı şeyi istiyorlar. | Open Subtitles | انهم يريدون فقط نفس الشيء القديم بجانب ملصق أكثر جنسية |
| Çok zor değildi, Roma'nin her yerinde gördüğümüz aynı heykelimsi şeyler. | TED | لا مشكلة كبيرة هنا، فقط نفس المنحوتات التي سنشاهدها في كل أنحاء روما. |
| Her 12 saniyede gelen aynı ileti dışında, hiç bir şey yok. | Open Subtitles | لا شيئ على الاطلاق. فقط نفس الاشارات كل 12 ثانية |
| Onları serbest bırakırsam, ki bırakmak zorundayım tek korkum, Albany yolunda aynı adamlarla yeniden savaşıyor olmak. | Open Subtitles | أخشى، أن أدعهم يرحلون، وهذا ما يجب علي وسأقتل فقط نفس الرجال ثانية حين أتجه نحو ألبني |
| Onları serbest bırakmakla, ki buna mecburum Albany'ye doğru giderken yine aynı adamlarla savaşmam gerekeceğinden korkuyorum. | Open Subtitles | أخشى، أن أدعهم يرحلون، وهذا ما يجب علي وسأقتل فقط نفس الرجال ثانية حين أتجه نحو ألبني |
| aynı berbat düşünceler tekrar tekrar beynimde dolanıyordu. | Open Subtitles | فقط نفس الأفكار المزعجة والسيئة مراراً وتكراراً |
| Karışık kasette aynı şarkının arka arkaya çalması gerektiğini bilmiyordum. | Open Subtitles | لأن تلك الشاحنة على وشك أن تتأرجح أنا واثق بعض الشىء أن مزيج الأغانى ليس فقط نفس الأغنية تتكرر مرارًا و تكرارًا |
| O zaman neden gitmeli ve önce ki gibi bozulmuş aynı sistemi yeniden oluşturmalıyız? | Open Subtitles | لماذا يجب أن نذهب ونعيد فقط نفس النظام المعطوب كما كان من قبل؟ |
| Hep şu aynı, anlamsız mesajı alıyorum. | Open Subtitles | أتلقى فقط نفس الرسالة النصية التافهة |
| Tekrar, tekrar aynı numara var sadece. | Open Subtitles | إنّه فقط نفس الرقم، مرارًا وتكرارًا |
| - Bir tane evet. - Sadece bir, her zaman aynı. | Open Subtitles | سؤال واحد , نعم- واحد فقط ,نفس السؤال- |
| - Bizler de aynı. | Open Subtitles | فقط .. فقط نفس الشئ |
| Ama bana aynı üç soruyu sorup durdu. | Open Subtitles | ولكنها سألتني فقط نفس الاسئلة |