| Umarım iyisindir. Dostumuz da denize düşmemiştir. | Open Subtitles | أتمنى أن أجدك بخير و أتمنى ألا يكون صديقك الصغير قد سقط فى البحر |
| Ama bu açık denize ilk çıkışımdı. Buğday tarlaları arasında büyüdüm. | Open Subtitles | إنها المرة الأولى أنا لم اكن أبدا فى البحر أنا ولدت وترعرعت في بلاد الحنطة. |
| İkimizden başkaları da var sanıyordum ama diğerleri Denizde kaybolmuştu. | Open Subtitles | كنا نتوقع اثنين اخرين ولكنه يقال انهم فقدوا فى البحر |
| Denizde olduğu için de, denizciliğe ait bir şey uygun olabilir diye düşündüm. | Open Subtitles | وهو فى البحر .. لذلك أتطلع لشئ مع مضمون بحرى قد يكون مناسب |
| 30 yıl boyunca.bu denizlerde denizcilik yaptı kendi kralıydı ve her limana geldiğinde bütün kadınlar haber verirdi büyük kral Alexandra ya denizlerde ömrü geçerdi ve kendi gemisi vardı | Open Subtitles | خلال الـ30 عام الماضيه و هو يبحر فى البحر و كأنه مملكته الخاصه و فى كل مره كان يتوقف فى الميناء |
| bahse varım ki bulamayacağız evim burada denizlerde | Open Subtitles | منزلى هو اى ميناء أرسو عليه موطنى هنا ، فى البحر |
| "Sararken güzellikler dört bir yanını | Open Subtitles | بينما تبحر فى البحر الضبابى |
| Hayatta kalanlar, kadın-erkek çoluk çocuk, vatanlarını savunmak işgâlcileri denize dökmek için, tahtadan tüfekler oklar ve yaylar, kamıştan mızraklarla, hazırlık yaptı. | Open Subtitles | رجال ونساء فتية وفتيات كان الناجين يستعدون للدفاع عن بلادهم ليدفعوا الغزاة ملقين أياهم فى البحر |
| Yorktown en geç 72 saat sonra denize açılacak. | Open Subtitles | يوركتاون ستكون فى البحر فى اقل من 72 ساعه |
| Biz havalanırken, Tomonaga'nın pilotları denize düşecekler! | Open Subtitles | بينما نقوم بعمليه الاطلاق , سيدى طيارى توموناجا سيسقطون فى البحر |
| O mektupları denize, ona yollamıştım. Sana değil. | Open Subtitles | لقد أرسلت تلك الخطابات فى البحر لها, ليست لكى |
| Hepsi de denize açilmislardi ve böylece, mucizevî bir sekilde, saglam kaldilar. | Open Subtitles | موجوده هناك كانت تبحر بعيده فى البحر لذلك بقيت سليمه بأعجوبه |
| Kaçakçılık büyük oranda Denizde yapılıyor ancak diğer küresel ortamlar da kullanılıyor. | TED | يتحرك التهريب بشكل كبير فى البحر ولكن فى أجزاء أخرى من المشتركات الدولية. |
| işte Denizde bir ağ var, ve denizden çıkardığımız balık bu ağda. | TED | هذه شبكة موضوعة فى البحر, و السمك تم صيده إلى داخل هذه الشبكة. |
| Ve sonunda, Denizde geçirilen 103 günden sonra Antigua’ya ulaştım. | TED | و أخيراً بعد قضاء 103 يوم فى البحر وصلت إلى جزر أنتيغوا |
| Denizde olduğum tüm süre boyunca genellikle hiç kimseyi görmüyorum. | TED | لا أرى أى شخص طوال الوقت و ذلك لأننى فى البحر , عموماً |
| # Bu engin saflığın sebebi # # Denizde insanların # # az ve birbirinden uzakta olmaları olmalı. # | Open Subtitles | إنّ البحر الهائل صافي والحقيقة أن الرجال الذين يعملون فى البحر قليلين جداً |
| Sparta, Persliler'e karşı denizlerde ve karada yapılan savaşta, birleşen Yunan askerlerine liderlik yapmak için seçildi. | Open Subtitles | -تم اختيار اسبرطة لتقود اليونان الموحدة -فى حربها ضد الفرس على البر و فى البحر |
| One Piece'i arayan korsanlar denizlerde yükselip, denize gömülüyorlar. | Open Subtitles | فى البحر القراصنه يظهرون ويختفون .(بحثاَ عن الــ(ون بيس |
| "Sararken güzellikler dört bir yanını | Open Subtitles | بينما تبحر فى البحر الضبابى |