| Güneş ertesi sabahı aydınlattığı anda, elbette tüm geceyi burada geçirdiğinizi varsayarsak. | Open Subtitles | حالما تسطع الشمـس فى صباح الغد بإفتراض أنكم قضيتم الليل كله هنا |
| 7 Aralık 1941 Pazar sabahı, Amerikan Pasifik Filosu, Japonya'nın saldırısına uğradı ve kısmen yok edildi. | Open Subtitles | أسطول المحيط الهادى الأمريكى هوجم من قِبل . اليابان وتحطم جزئياً فى صباح الأحد 7 ديسمبر 1941 |
| Ve Cuma sabahı, erken saatte, onun ofisinden çalınmış. | Open Subtitles | والتى سرقت من مكتبه مبكرا فى صباح الجمعة |
| Sizce sevgilisi ona yarın sabah bir sepet sarı gül gönderir mi? | Open Subtitles | هل تظن بأن محبوبها سيرسل لها باقة من الورود الصفراء فى صباح الغد؟ |
| O sabah bir sevkiyatın gelmesini bekliyormuş. | Open Subtitles | قالت انها كانت تتوقع وصول شحنة فى صباح ذلك اليوم |
| Ama 8 yaşındaki oğluma kendine iyi bakmasını söylüyorum ki... 2038 yılında güzel bir eylül sabahı... | Open Subtitles | ولكنى بالفعل أقول لأبني ذو الثماني سنوات أن يحافظ على نفسه لائقا بدنيا بحيث فى صباح أحد أيام سبتمبر 2038 المجيدة |
| 50. evlilik yıl dönümlerinin sabahı kalkmışlar. | Open Subtitles | إستيقظوا فى صباح يوم ذكرى زواجهم الخمسين |
| 10 yıl sonra, bir pazar sabahı yanı başında şişman bir doktorun horlamasıyla uyandığın zaman, | Open Subtitles | لكن بعد عشر سنوات، فى صباح احد الايام عندما تستيقظى لإيجاد الطبيب الغني السمين يشخر بجانبك |
| Cinayetin hemen ertesi sabahı neredeyse anlamıştım. | Open Subtitles | تقريبا ان فهمتها فى صباح اليوم التالى للجريمة |
| Pazartesi sabahı beni aradı ve buraya geleceğini söyledi ama gelmedi. | Open Subtitles | انها أتصلت بى فى صباح يوم الاثنين وقالت انها ستمر على ولكنها لم تظهر ابداً والذى كان رائع بالنسبة لى |
| Hayır, hayır olmaz. Ağacı buraya kadar getirdik. Noel sabahı mükemmel görünmeli. | Open Subtitles | لا , لا , لا , لا نحنُ جلبنا الشجرة طيلة الطريقة إلى هُنا يجب أن تظهر بصورة مثالية فى صباح العيد |
| Ayrıca,pazar sabahı bir kaç yaşlı adam ile kapatılmak mı istersin yada çalışkan biri olan bahis ve top oyunu oynamak isteyen... yada sonu kahpelik olan zavallı biri | Open Subtitles | بالإضافة إلى ، هل تود حبس بعض الأشخاص كبار السن لحصولهم على شراب فى صباح يوم الأحد أو الرجل الذى يعمل بجد وإجتهاد |
| Komiser Stevenson'a, Dr. Peralta'nın öldürüldüğü günün sabahı Dr. Peralta ile gazete standındaki kızı tartışırken gördüğünü söylemişsin. | Open Subtitles | لقد قلت للملازم ستيفنسون, انك رايت د/برالتا والفتاة يتجادلان فى صباح اليوم الذى قُتل فيه د/برالتا |
| Bay Stoaks'a göre aynı günün sabahı Bayan French'ten parasının çoğunu size bırakacağını duydunuz. | Open Subtitles | فى صباح نفس اليوم سمعت أن مسز فرينتش ستغير وصيتها و ستترك لك قدر كبير من النقود - لم يحدث - |
| 9 Ağustos sabahı kabine toplandığında daha yıkıcı haberler geldi. | Open Subtitles | مع أجتماع الحكومة فى ... صباح التاسع من اغسطس تلقى أعضاؤها المزيد من الأخبار المفجعة ... |
| Şimdi, 11 Haziran 1941 sabahı, neredeydiniz? | Open Subtitles | الان ، فى صباح 11 يونية 1941 أين كنت ؟ |
| Teşekkürler. Şimdi, 11 Haziran, 1941 sabahı, Neredeydiniz? | Open Subtitles | الان ، فى صباح 11 يونيه 1941 اين كنت ؟ |
| Bu sabah bir toplantı yaptık. | Open Subtitles | لقدّ قُمنا بإجتماع فى صباح اليوم. |