| Kendini evinde hissetmen için bir hoşgeldin partisi düzenledim. | Open Subtitles | هذا أحتفال ترحيبى بك لتشعرين أنك فى منزلك. |
| evinde önemli kişilerin kalması sana neler hissettiriyor? | Open Subtitles | كيف تشعر مع ضيفين مهمين كهذين فى منزلك ؟ |
| Oh, evet. Seni evinde rahatsız ettiğim için özür dilerim ama konu biraz acil. | Open Subtitles | أجل ، فأنا اسف لأزعاجك فى منزلك فهذا الأمر عاجل |
| Senin evinde seni mi yoksa anneannenin evindeki karınla kızını mı? | Open Subtitles | أزورك فى منزلك أم زوجتك و طفلتك عند الجدة؟ |
| Arkadaşım, onun duruşmaya kadar sizin evinizde kalmasını ayarlayabileceğinizi düşünüyor. | Open Subtitles | ان صديقى يعتقد انك تستطيع ترتيب اقامتها فى منزلك حتى موعد المحاكمة |
| Bu senin evde yaşayan delikanlı değil mi? | Open Subtitles | هذا هو الرجل الذى يسكن فى منزلك ألستُ محقة ؟ |
| Bu ikisi nasıl yakınlaştılar senin evinde? | Open Subtitles | لقد علمت الان فقط ان قصة حبهم ولدت فى منزلك .. |
| Bu ikisi nasıl yakınlaştılar senin evinde? | Open Subtitles | لقد علمت الان فقط ان قصة حبهم ولدت فى منزلك .. |
| Senin evinde olmalıydı. Yani onu sen kaybettin. | Open Subtitles | . هى يفترض بأنها فى منزلك . أنتى فقدتيها |
| Sen Su-in'in arkadaşısın. O yüzden kendini evinde hisset. | Open Subtitles | انتى صديقة سو ان لذا اعتبرى نفسك فى منزلك |
| evinde bu pisliği öldürdüğün söylentisi etrafa yayıldığında onun adamları intikam için buraya geleceklerdir. | Open Subtitles | إذا خرجت كلمه بأنك دمرتيه هنا فى منزلك فسيخرج أتباعه سعيا للإنتقام و صدقينى .. |
| GDD bağlantım, evinde bir casus olduğunu söylüyor. | Open Subtitles | عميلى فى مركز الدفاع أخبرنى أن لديك جاسوس فى منزلك |
| Evet, evinde bütün gün cıyaklayan bir şeyin olması kesinlikle korkunçtur. | Open Subtitles | أن يصيح بك أحد فى منزلك طوال اليوم يفعل ذلك باستمرار إنه كالمنشار |
| Hayvan olan sizsiniz, sen evinde timsah besliyorsun. Bu doğru. | Open Subtitles | من بين كل الحيوانات , فأنت لديك . تمساح فى منزلك |
| Şunu söylemek isterim ki o gece, senin evinde, korkunç bir kaybın acısını yaşayan sadece Mossad değildi. | Open Subtitles | أنا فقط أردت أن أقول هذه الليله,فى منزلك الموساد لم يكن يعانى وحده من خساره فادحه |
| Lütfen bana dün gece evinde sapığınla eğlenmediğini söyle. | Open Subtitles | قل لى انك لم تكن تتسلى مع مُطاردتك فى منزلك امس |
| Detayları Lucas'a gönder ve en kısa zamanda evinde benimle buluş. | Open Subtitles | أرسل لــلوكس التفاصيل، و قابلنى فى منزلك بأسرع ما يمكن |
| Artık para vermeden evinde kalmaya ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لستُ بحاجة للعيش فى منزلك بالمجان بعد الان |
| Peki evinizde yaşayanlar kim? | Open Subtitles | سامحنى , لكن من هؤلاء الأشخاص الذين يعيشون فى منزلك ؟ |
| evinizde bunlardan varsa elden çıkarın. | Open Subtitles | إذا كنت تمتلكين المزيد منها فى منزلك فتخلصى منها فورا |
| Hazır mı? Hayır, Carlos hala senin evde. | Open Subtitles | حسنـاً , كل شىء جـاهز - ليس تماماً , كارلوس - . ما يزال موجود فى منزلك |