| Önceki hafta da zırhlı bir araç soygununu engelledik ve tüm zanlılar gözaltında. | Open Subtitles | وقبل ذلك بإسبوع محاولة الأعتداء علي شاحنة أمن وجميع المتهمين في الحبس |
| Ama vicdanını rahatlatmak için önümüzdeki çok önemli günleri gözaltında geçirmek istiyorsan keyfin bilir. | Open Subtitles | لكن لو أردت أن تقضي أيامكَ المُتبقية في الحبس لتُرضي ضميرك، كُنْ ضيفي. |
| Hayatının 34 yılını hapiste geçirdi, bunun 30 yılı tecritteydi. | Open Subtitles | لقد قضى مدة 34 سنة في السجن منها 30 سنة في الحبس الانفرادي |
| Senin ihtiyarın tek bir sözü ile, 10 ay tutuklu kalabilir. | Open Subtitles | عشرة أشهر في الحبس الأحتياطي كل هذا بسبب الكلام المقدس لوالدك |
| CA: Yani, biri sizi dava etti, seni oraya koydular, nezarete konuldun bunun için, ve bunu kasıtlı olarak yaptın. | TED | كريس: إذا شخص قاضاك في المحكمة، وأخذوك هناك، وكنت في الحبس رهن التحقيق لبعض الوقت، و فعلت ذلك عمدا. |
| Başka seçeneğin yok... aksi halde gelecek üç yılını tecritte geçirirsin. | Open Subtitles | الآن ليس لديك خيار أو ستقضي الثلاث سنوات القادمة في الحبس الإنفرادي |
| Bir aydan fazla süredir hücre hapsinde. | Open Subtitles | إنها في الحبس الإنفرادي منذ أكثر من شهر. |
| Belediye başkanı onu nezarette gördü ve yeniden ayakları üzerinde durasıya kadar onu kendi evine aldı. | TED | وعندما رآها العمدة في الحبس أخذها إلى بيته حتى تستطيع الوقوف على قدميها. |
| gözaltına alınan 500'den fazla insan böyle elektrik verildikten sonra öldü. | Open Subtitles | أكثر من 500 شخص ماتوا في الحبس لدى الشرطة بعد صعقهم |
| - Bay Enright! Tek kelime daha ederseniz sizi bizzat göz altına alırım. | Open Subtitles | كلمة أخرى منك، سأضعك في الحبس بنفسي. |
| # Bir kurtuluş planı yapmalıyım yoksa ya hapishanede ya da mezardayım # | Open Subtitles | # أنا عندي أستنباض لمكيدة أو أنتهي في الحبس أو بطّلقة # |
| Olanları size anlatabilecek birini gözaltında tutuyor. | Open Subtitles | ابن في الحبس يُمكنه أن يخبرك بالقصة كاملة |
| Gray gözaltında olsa da, Memento Mori bunu yapmaya devam edecektir. | Open Subtitles | تعلمون تذكار موري غير سنحاول أن أعلى هذا. على الرغم من رمادي في الحبس. |
| Hepsi USS Saugus ve USS Montauk adındaki zırhlı savaş gemilerinde gözaltında tutulacak. | Open Subtitles | ويزج بهم جميعاً في الحبس "عند المراقبين فرقة "سوجاس" و"مونتوك |
| Üzgünüm dostum. O koruyucu gözaltında. | Open Subtitles | آسف يا رجل، إنّها في الحبس الوقائي |
| Ne de Ailesi koruyucu gözaltında. | Open Subtitles | ولا بدون وضع عائلتك في الحبس الوقائي. |
| Bir tüyo, eğer hapiste her şeyin düzgünce olmasını istiyorsanız, tek hücreye koyun. | Open Subtitles | نصيحة واحدة ان اردتم ان تسير الاوضاع بسلاسة في السجن ضعوها في الحبس الانفرادي |
| Çete kavgasından sonra tutuklanmış ve geçtiğimiz yılı hapiste geçirmiş. | Open Subtitles | قُبض عليه في شهر 10 عام 89 في الساعة 3: 14 فجراً قضى عامه الأخيرَ في السجن في الحبس الانفرادي بعد شجار |
| O yuva cinayet gibi şeylerden tutuklu gençlerle doluydu. | TED | ذلك المنزل كان مليء بأولاد في الحبس الاحتياطي لتُهم مثل القتل. |
| Bu üçünü nezarete al ama bir saat içinde bizimle birlikte yola çıkmak için hazır da olsunlar. | Open Subtitles | ضعوا أولئك الثلاثة في الحبس ولكن تأكدوا أنهم مستعدين للرحيل مع بقيتنا .في غضون ساعة |
| Daha dün tecritte duvardaki çatlakları sayıyormuşsun. | Open Subtitles | لقد قالَ انكَ بالأمس كنتَ في الحبس الإنفرادي تعد الشقوق في الإسمنت |
| Ömür boyu hücre hapsinde çürümesini istiyorum. | Open Subtitles | أريدها أن تكون في الحبس الإنفرادي لبقية حياتها |
| Cinayet suçlusu olarak nezarette olduğunu söyleyecektim ama bunun daha iyi olacağını düşündüm. | Open Subtitles | أردتُ أن أخبره أنك كنت في الحبس بتهمة القتل لكنني فكرتُ في أفضل من ذلك |
| Korumalı gözaltına alınması önerilmiş. | Open Subtitles | طلب الضابط المسؤول عن إعتقاله بوضعه في الحبس الوقائي |
| Seni göz altına alıyoruz. | Open Subtitles | سنضعك في الحبس |
| Bu hapishanede hücre kanadındaydı. | Open Subtitles | لقد كان في الحبس الانفرادي في هذا السجن |
| Bu, bu, bu, 14 gün hücre hapsi! Kilitleyin! | Open Subtitles | هذا ,وهذا ,وهذا ضعهم يوما في الحبس الإنفرادي |
| Mahkumlardan birini yaklaşık otuz defa bıçakladığım için tek kişilik bir hücreye kapatıldım. | TED | مرةً أخرى، ينتهي بي المطاف في الحبس الانفرادي لطعني سجينًا آخر حوالي 30 طعنة. |
| Bakalım hangi mahkum, o da oradayken hücrede zaman geçirmiş. | Open Subtitles | فلنرى اي من زملائه المساجين امضوا وقتا في الحبس الانفرادي |