| Oteldeki su hayaletini nasıl yakaladıysak şimdi de porselen hayaletini yakalamaya gidiyorum. | Open Subtitles | مثلما امسكنا بشبح الماء في الفندق سوف اذهب و امسك بشبح المزهرية |
| Oteldeki adamın Plowden. Cody ile göz teması var. Beni dinlemiyor. | Open Subtitles | إنه شابك في الفندق وهو يصوب على كودي لكنه لايسمع لي |
| - Bu gece bir motelde kalacağım. - Hadi ya. Evet. | Open Subtitles | انا سوف أقيم في الفندق هذه الليلة نعم لدينا بعض المشاكل |
| Madem susadın, istediğini yap. Beklemekten sıkılırsam, otele dönerim. | Open Subtitles | إذا كنت عطشى فتابعي إذا تعبت من الانتظار سأكون في الفندق |
| O otelde bir gece daha kalmaya dayanabilir miyim bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أعرف ان كان يمكنني تحمل ليلة اخرى في الفندق |
| Arkadaşıyla Otelin barında buluşmuş, sen de arabasının yanında beklemişsin. | Open Subtitles | أخبريني قالت أنها كانت تتناول شراباً في الفندق مع صديق لها |
| Don, duyabiliyorsan eğer, ben oteldeyim, kuzey tarafında. | Open Subtitles | دون , لو انك تسمعني الان انا في الفندق , في الجهه الخلفيه |
| Güzel bir otelde birkaç gün, bizi vuracak kimse yok! | Open Subtitles | تعال بضعة أيّام في الفندق اللّطيف لن يضربنا أحد ؟ |
| Ama Oteldeki raporların güvende olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | لكنني أفترض بأنك تحتفظ بالأوراق في الفندق بمأمن |
| Oteldeki en iyi odayı sizin için ayırdık profesör. | Open Subtitles | لقد حجزنا أفضل غرفة في الفندق لك يا بروفسور |
| Teğmen, Oteldeki herif! | Open Subtitles | لحقت بك ايها الرقيب انه الرجل الذي كان في الفندق |
| Dostum, o gece benim de motelde olduğumu biliyorlar, anamı belleyecekler. | Open Subtitles | يا صاح، إن أدركوا أنني كنت في الفندق فسوف ينالون مني |
| Seni motelde arayan adamı hatırlıyor musun? | Open Subtitles | و هل تذكر الرجل الذي أتصل بك في الفندق ؟ |
| Bir zamanlar Gran Fort'ta idik, otele bir yabancı gelmişti, biz de oradaydık. | Open Subtitles | أتذكّرْ ذلك الوقتِ في حصنِ جران، كان لدينا غرباء في الفندق مع حارس ؟ أ |
| otele bir şikayet dilekçesi verdim, ama bu da- | Open Subtitles | قدّمت شكوى في الفندق, لكن ذلك كان يعني.. |
| Hadi ama, otelde "Bir Gecede Oldu" filmini izlediğimizde ne kadar hoştu hatırlasana. | Open Subtitles | هيا هل تتذكرين كم هذا رائع في الفندق نشاهد هذا يحدث مرة واحدة |
| Olanlardan sonra Otelin oda servisine güvenemiyorsam lanet olası arabaya hiç güvenemem. | Open Subtitles | -إنهم نظاميون لا يمكنني الوثوق بخدمة الغرف في الفندق ولن أثق بسيارة |
| Şu anda bir spor salonu tire oteldeyim. | Open Subtitles | حسنا , انا أجلس الآن في صالة ألعاب القوى في الفندق |
| Doğru, geceyi bir otelde geçirdim. Kafamı dinlemeye ihtiyacım vardı. | Open Subtitles | أجل، قضيت الليلة في الفندق كنت بحاجة لبعض الوقت الخصوصي. |
| O otel odasında bir şey oldu ve halen hâlâ oluyor. | Open Subtitles | شئ ما حدث في الفندق و لا يزال يحدث حتي الآن |
| Alacağım ücrete ek olarak, oteli de ödeyeceksin. | Open Subtitles | ولذا فبالإضافة لأتعابي، فسوف تدفع ثمن إقامتي في الفندق. |
| Mösyö Naylor otelden ayrıldığında paket yanında mıydı? | Open Subtitles | لقد قلت أن السيد ً نايلر ً قد أخذ الرزنامة التي تُركت له في الفندق ؟ |
| - Otelde. Pentagon'la toplantıda. | Open Subtitles | في الفندق لقد إنضم إلى القادة المتضامنين |
| Karın bir otel odasında ölü olarak bulunmuş olduğundan beri. | Open Subtitles | لقد عثرو على زوجتك ميته في غرفة في الفندق |
| Moteldeki güvenlik kameraları cinayetin olduğu gün bozulmuş. | Open Subtitles | كاميرات التصوير في الفندق كُسرت قبل يوم من حدوث ذلك. |
| Bir gün ders çıkışı beni görmeye geldi ve beni Grand Otel'e yemeğe götürdü. | Open Subtitles | فقد جاء لملاقاتي ذات يوم بعد انتهاء حصصي وأخذني لتناول الغداء في الفندق الكبير |
| Bazen sırf harika banyoları olduğunu duyduğum için hafta sonları otellerde kalıyordum. | Open Subtitles | أحياناً كنت أبقى في الفندق في العطلات فقط لأنني سمعت بأن لديهم حمامات رائعة |