| Tanıştığımız andan beridir bana deliler gibi aşıksın. | Open Subtitles | وأنت وقعت في حبي منذ اللحظة التي تقابلنا فيها |
| - Aslında... bana deliler gibi aşık. | Open Subtitles | في الواقع.. هي واقعة في حبي بعمق. |
| Ve bana deliler gibi aşıktın. | Open Subtitles | و كنت غارقاً في حبي |
| Çok iyi bir kızdı ama bana âşık olmamasını söylemiştim. | Open Subtitles | لقد كانت لطيفة و لكني أخبرتها أن لاتقع في حبي |
| Adildi. bana âşık olma demiştim. | Open Subtitles | لقد كنت عادلا فلقد أخبرتك ألا تقعي في حبي |
| Tanrım, bana âşık olmuştu. Utanç vericiydi. | Open Subtitles | رباه ، كان واقعا في حبي تماما وكان الأمر يصبح محرجا |
| Bir müşterim vardı bana gerçek anlamda âşık olmuştu. | Open Subtitles | كان لدي زبون ذات مرة.. واقعٌ تماماً في حبي |
| Ve bana deliler gibi aşıktın. | Open Subtitles | و كنت غارقاً في حبي |
| bana âşık olur ve beraber yaşamaya başlarız. | Open Subtitles | وبعد ذلك تقع في حبي ومن ثم ننتقل للعيش سوياً |
| Hep de bir gün bana âşık olma ihtimali olan bir adama âşık olmak istemişimdir. | Open Subtitles | لأنني لطالما حلمت بإيجاد شاب يتمنى بأن يقع في حبي يوماً من الأيام |